DEB'li Bireye Nasıl Yapı Kurabiliriz?
DEB’Lİ BİREYE YAPI KURMAK
(Chat GPT yapay zeka aracı tarafından oluşturulan görsel ve telif hakkı yazara aittir.)
Önceki yazımda, Dikkat Eksikliği Bozukluğu (DEB) olan
bireye psikososyal destek vermek için, ‘Dikkat Koçu’ nun neler yapabileceğinden
kısmen bahsetmiştim. Bu yazımızda DEB’li bireye bir yapı kurmaktan bahsedeceğim.
Bu yapı nelerden oluşacak? Yapıyı kurarken nelere dikkat etmeliyiz? Bu yapıyı
kurmanın DEB’li birey ve çevresi için ne gibi faydaları olabileceğinden
bahsedeceğim. Hazırsanız başlayalım.
Scoot Adams: ‘’ Kaybedenlerin hedefleri, kazananların
sistemleri vardır.’’ Bizde DEB’li birey için bir sistem yani bir yapı kurmaktan
bahsedeceğiz. Neden yapı kurmak istiyoruz? Çünkü ‘Beşinci Disiplin’ kitabında
yazar Peter Senge’ın bahsettiği gibi: ‘’Yapı davranışı etkiler.’’ Biz temel
olarak DEB’li bireye davranışlarını düzenleme disiplini kazandırmak istiyoruz.
Bu davranışların alışkanlık haline gelmesini istiyoruz. İstenen davranışların
alışkanlık haline gelmesi için psikososyal desteğin bir parçası olarak bir yapı
kuruyoruz. Bu yapının oturması danışan bireye, ailesine, okuluna vb. çok sayıda
ekosistem unsuruna bağlı olarak 3 ay ile 1 yıl arasında bir zaman gerektiriyor.
Daha önce ailenin sevgi ve desteğinin çok önemli
olduğundan bahsetmiştim. DEB’li birey bir öğrenciyse eğer, okuldaki
öğretmenlerinin DEB hakkında bilgi sahibi olması çok yararlı olur. Ailenin DEB
hakkında bilgi sahibi olması çok yararlı olur. Akrabaların DEB hakkında bilgi
sahibi olması çok yararlı olur. Çocuğunuzun DEB’li olması kimsenin suçu değil.
Onun da suçu değil, sizin de suçunuz değil. DEB’li çocukların üçte ikisi ömür
boyu DEB’li olarak kalacak. DEB’ in hem ilaç hem de psikososyal destek tedavisi
var. Çaresiz değilsiniz yani. Eğer DEB’li yetişkin bir bireyseniz yine de çok
başarılı olabilirsiniz. Hayatınızı yoluna koyabilirsiniz.
Aile olarak DEB hakkında okumalı, araştırmalısınız.
DEB hakkında bilgi sahibi olmalısınız. Ailece-anne, baba, kardeşler- oturup
konuşmalısınız. Evde, okulda neler yapılabilir? Düşünmelisiniz. Müzakere
etmelisiniz. Sorumlulukları paylaşmalısınız. Deb’li birey sorumluluk almak
istemeyebilir. Yine de davranışlarının sorumluluğu kendisine aittir.
DEB’li birey 3-4 komutu takip edemez. Komutları tek
tek vermelisiniz. Yapılacak işler listeleri oluşturup bu listeyi en az 3-4
farklı yerde görebileceği şekilde yerleştirmelisiniz. Çünkü bir işi yapmaya
giderken gördüğü başka bir şey ilgisini çekip yapacağı işi unutabilir. Bir anda
ortaya çıkan yapılacak bir iş onları kilitler. Hangi saatlerde nelerle meşgul
olacaklarını önceden bilmelidirler. Hangi günlerde hangi saatlerde hangi
kurslara ya da randevulara katılacakları mümkün olduğunca rutine
bindirilmelidir. Böylece alışkanlık haline gelebilir. DEB’li bireylerin zannettiğinizden
çok daha fazla olumlu geri bildirimlere, takdir edilmeye, övgüye ihtiyaçları
vardır. Maddi durumunuzun uygunluğu ölçüsünde özel ders ve koç tutma gibi
durumları değerlendirebilirsiniz. Çocuğunuza ne istediğini ve ona nelerin
yardımcı olabileceğini sorun. Derslerinde başarılı olmak istiyor, bir spor ya
da müzik dalında iyi olmak istiyor, diğer insanlarla daha iyi ilişkiler kurmak
istiyor olabilir. Bunları konuşun sonra da bunların gerçekleşebilmesi için
nelere dikkat edilmesi gerektiğini, birlikte neler yapabileceğinizi konuşun.
Yapılması gerekenleri lütfen yazılı hale getirip kolayca görülebilecek en az
3-4 farklı yere-duvara-kapıya-panoya-ajandaya vb.- yapıştırın. Çocuğunuzla
müzakere edin. Ortak kararlar alın. Sonra da kararlara uyması için onu yolda
tutun. Sağa sola dağıldığında tekrar yola koyun. Çok kolay olmayabilir ama
zamanla daha kolay hale gelecektir. Hem siz hem de o sürece alışacaksınız. Yapı
oturduğunda, alışkanlıklar şekillendiğinde getirileri hepinizi mutlu edecektir.
Her haftayı gün gün planlamak ve buna uymak zamanla alışkanlık haline
gelecektir. Alışkanlık haline geldiğindeyse harcadığınız psikolojik enerjiyi
hissetmemeye başlarsınız. ‘Dikkat Eksikliği Bozukluğu’ kitabında yazarlar; Dr.
Edward M. Hallowell ve Dr. John J.Ratey ‘Yapı’ ile ilgili şöyle derler: ‘’
Yapı; listeler, hatırlatıcılar, not defterleri, randevu defterleri, dosyalama
sistemleri, irtibat yöneticileri, mantar panolar, programlar, tarifeler,
gelen-giden kutuları, telesekreterler, bilgisayar sistemleri, alarmlı duvar ve
kol saatleri gibi önemli araçlara başvurmaktadır. Yapı, kişinin oynak içsel kontrollerini
telafi etmek için oluşturduğu dışsal kontroller grubunu ifade etmektedir. DEB’li
çoğu insan işleri düzenli tutmak ve kendilerini devamlı olarak bir görevin
üzerinde tutmak için içsel kontrollerine güvenemezler. Onlar için güvenilir bir
dışsal kontroller sistemi zorunludur.’’
DEB nörobiyolojik yani yapısal bir rahatsızlıktır. Dış bir yapı kurarak
içerideki oynaklığı bir düzene koyuyoruz. Yapının işleyişinin düzenli hale
gelmesi; düzenli kontroller, takip, sabır ve emek gerektiriyor. Değer mi? Tabi
ki değer. Akademik anlamda başarılı, sosyal ilişkileri iyi, başarılı sonuçlar
alabilen, kendini yönetebilen ve başarılı bir birey için değmez mi? Eğer hala
değip değmeyeceği konusunda şüpheniz varsa anne ve babalarına, sevenlerine,
kendilerine sorun.
Bir
daha ki yazımda görüşünceye kadar kendinize çok iyi bakın. (Yazılarımı
desteklemeniz, paylaşmanız çok değerli. Alkış ve yorumlarınızı esirgemeyin
lütfen. Bilgi almak ya da çalışmak için ferhatdagdelen@gmail.com'dan ulaşabilirsiniz.)

Yorumlar
Yorum Gönder