Odak Yönetimi Ama Nasıl?
Hepimiz daha başarılı ve mutlu bir yaşam istediğimizi
kendimize ve başkalarına söyleriz. İçten içe yapmamız gerekenleri de
biliyoruzdur. Konfor alanını terk etmemek, zaman ve odak yönetimini bilmemek ya
da yeterli iradeyi ortaya koyamamak, yararlı alışkanlıklar ve ilişkiler
geliştirmemek, geçmişin bagaj yüklerinden kurtulamamak, travmatik ve fobik
durumlar vb. bize engel olur. Ya da kendi kendimizi sabote ederiz.
Bugün neler yapabileceğimize birlikte kafa yoralım. Travmatik
ve fobik durumları temizlemek, geçmişin bagaj yüklerinden kurtulmak için destek
almalıyız. Anlamlı ve kaliteli ilişkiler geliştirmekte faydalı olur.
Kaliteli rutinler oluşturmak yararlı alışkanlıklar
geliştirmemizi sağlar. Yararlı alışkanlıklar ise yavaş yavaş birikim etkisiyle
daha iyi sonuçlar almamıza katkı sağlar. Daha iyi sonuçlarda bizi daha başarılı
yapar. İnsanların büyük çoğunluğu hemen sonuç görmek ister. Herkes hemen zengin
olmak ister. Her gün kendine yatırım yapan az sayıda insan vardır. Küçük bir
kesim düzenli olarak birikim yapar ve birikimlerini isabetli yatırımlarda
değerlendirir.
Önceliğimiz yararlı alışkanlıklar kazanmak olmalı. Bunun
için alışkanlık haline getirmek istediğiniz davranış ne ise üzerinde düşünmeden
yapar hale gelene dek bıkmadan, sabırla, canınız yapmayı istese de istemese de
yapmalısınız. İçinizde dayan diyen bir ses olmalı. Hemen sonuç alamasanız da
vazgeçmeden yapmaya, üretmeye, öğrenmeye devam etmelisiniz. Organize şekilde
yaşamayı öğrenmelisiniz. Kendinizi yönetmelisiniz. Kendinizi yönetirseniz
başkalarını da yönetecek gücü içinizde bulursunuz. Her gün yaptığınız düzenli
eylemlerin, bileşik büyüme ile katlanarak size döneceğine inanmalısınız. Şahsen
yapılan hiçbir şeyin boşa gitmeyeceğine inananlardanım. Okumanın, öğrenmenin,
yapmanın, denemenin, ihtiyaçları tespit edip çözümler geliştirmenin gücüne
inanıyorum.
Zamanını yöneten hayatını yönetiyor. Zamanı etkili
kullanmak içinde dikkatini nelere yönlendireceğine karar vermelisin. Dikkatini
yönlendirmek ise bizi odak yönetimine getiriyor. Odak yönetimi ve önemini
düşünürken aklımızda bulunması için bazı sözler paylaşacağım.
Naval Ravikant:
‘’İstisnası yoktur; tüm ekran karşısı etkinlikleri daha az mutlulukla, tüm
ekran dışı etkinlikler daha fazla mutlulukla ilişkilidir.’’ Saatlerce sosyal
medya uygulamalarında gezinip de ‘çok iyi yaptım’ diyen var mı? Sosyal medya da
boşa giden saatler hayatınızdan götürüyor. Naval Ravikant; ‘orijinal bir katkı
yapabilmek için bir şeye karşı akıl almaz bir tutku beslememiz gerekir’ der.
Sizin neye karşı tutkunuz var? Bu tutku duyduğunuz konu için her gün 4-5
saatinizi, yılda 40 hafta, 10 yıl boyunca ayırabilir misiniz? Hayattaki en büyük
amaçlarınız nelerdir? Hayat amaçlarınız için ne kadar zaman, emek, para
harcamayı göze alabilirsiniz? Naval Ravikant: ‘’ Hayattaki amacınız, size en
çok ihtiyacı olan insanları, işleri, projeleri veya sanatı bulmaktır. Orada bir
yerde sadece sizin için hazırlanmış bir şey var.’’ Diyerek bizi hayat amacımızı
bulmaya yönlendirmektedir. Peki düzenli okuma bu işin neresinde? Neden önemli
derseniz onu da şöyle yanıtlıyor: ‘’ Aşağı yukarı günde birkaç saat okurum. Bu
da beni en iyi yüzde 0,00001’lik dilime taşıyor. Sanırım hayatımda elde ettiğim
her türlü maddi başarıyı ve sahip olduğum akıl düzeyini tek başına bu
açıklıyor. Gerçek insanlar günde bir saat okumazlar. Gerçek insanlar, bence,
günde bir dakika veya belki daha az okurlar. Bunu gerçek bir alışkanlık haline
getirmek en önemli şeydir… okunacak en önemli şey sizi her zaman
heyecanlandıran şeydir.’’
Kitap okuma ile ilgili Charlie Munger ise şöyle
söyler: ‘’ Elimde bir kitap olduğu sürece zamanımı boşa harcıyormuşum gibi
hissetmiyorum. Tutku duyduğunuz bir konu ile ilgili her gün birkaç saat düzenli
okumak, öğrenmek, deneyler yapmak, geri bildirimler almak belki de birkaç yıl
sonra sizi o alanın en iyilerinden biri haline getirebilir. ‘10000 saat kuralı’
nı incelemekte fayda var.
X(Twitter) de ve instagramda @dikkatkocu isimli hesaplarım
var. Takip eder ve beğenirseniz sevinirim. Buralardan düzenli olarak paylaşım
yapmaya çalışıyorum. Bu haftaki gönderilerimi sizinle paylaşarak bu yazıyı
tamamlamak istiyorum.
‘’Başarının ilk şartı, fiziksel ve zihinsel
enerjinizin tümünü amansızca ve yorulmadan tek bir probleme yöneltmektir. ‘’ (Thomas
Edison)
‘’Tüm enerjinizi sınırlı bir hedefler dizisine
yoğunlaştırmak kadar hayatınıza güç katacak bir şey yoktur.’’ (Nido Qubein)
‘’Kaynaklarınızı toplayın, yeteneklerinizi çağırın,
bütün enerjinizi harekete geçirin, kapasitelerinizin hepsini bir yere odaklayın-
en azından bir alanda başarıya ulaşmak için.’’ (John Haggaı)
‘’Beklemeyin; ‘’doğru zaman’’ asla gelmeyecektir. Nerede
duruyorsanız, oradan başlayın ve emrinizde hangi araçlar varsa onlarla çalışın;
daha iyilerine yolunuz üstünde nasıl olsa rastlayacaksınız.’’ (Napoleon Hıll)
‘’Düşüncelerinizi tümüyle elinizdeki işe odaklayın.
Mercekten geçmedikçe güneş asla yakmaz.’’ (Alexander Graham Bell)
‘’Fiziksel ve zihinsel kaynaklarının tümünü
yoğunlaştıran kişinin, sorun çözme gücü muazzam derecede artar.’’ (Norman
Vincent Peale)
‘’En doğru ve saptırılmamış biçimiyle yoğunlaşma,
zihnin tek ama tek bir şeye odaklanma kabiliyetidir.’’(Komar)
(Bir dahaki yazıma kadar kendinize çok iyi bakın lütfen. Bana
ferhatdagdelen@gmail.com adresinden ulaşabilirsiniz. Yorumlarınızla,
alkışlarınızla ve paylaşarak yazıma destek olabilirseniz çok sevinirim.
Sağlıcakla kalın.)

Yorumlar
Yorum Gönder