Kayıtlar

Mayıs, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

NEDEN OKUMALIYIM?

  NİÇİN OKUYALIM? NİÇİN DAHA ÇOK ÖĞRENELİM? Niçin her gün 1 saat ya da daha fazla kitap okuyalım? Neden televizyon izlemeyi azaltalım ya da tamamen bırakalım? Bu sorular zaman zaman aklımıza geliyor olabilir. Tabi, kitap okumak ya da okumamak kişinin tercihine kalmış bir durumdur. Ama biz yine de kitap okumanın, daha çok öğrenmenin ve daha çok çalışmanın, gayret etmenin hayatımıza neler katacağına beraberce bir göz atalım ister misiniz? Yazımızın sonunda eğer hala, okumayı gereksiz ya da faydası az bir faaliyet olarak düşünürseniz karar sizin. Tabi okumamanın sorumluluğu da size ait olacaktır. Müsaadenizle başlıyorum. Jim Rohn: "Yeteri kadar nedeniniz varsa, her şeyi yapabilirsiniz." der. Ben de bu yazımda sizlerle bazı nedenler paylaşacağım. İsterseniz bu nedenleri kullanabilir ya da kendi nedenlerinizi bulabilirsiniz. Blaise Pascal: "İnsanı en iyi kendi bulduğu nedenler ikna eder." der. Sizce çok kitap okumanın faydası nedir? Ya da çok okumanın bir faydası var...

ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK(ACİZLİK) NEDİR?

Öğrenilmiş Çaresizlik (Acizlik) Nedir?      Kişisel gelişim dünyasında "öğrenilmiş çaresizlik" diye ifade edilen bir durum vardır. Günlük dilde, çaresizliğini kabullenmiş, pes etmiş, deneme cesareti olmayan, "yapamam", "zaten böyle gelmiş, böyle gider" vb. şekillerde ifade edilen ve gayret gösterilse de bir şeylerin değişmeyeceğini ifade eden bir durumdur.      Bu durumu anlatmak için kullanılan örneklerden biri "pireler sirki"dir. Bu gösteriyi izlemiş olanlar bilirler. İzlememiş olanlar için kısaca anlatalım: Pireler düz bir zemin üzerinde hep aynı mesafede sıçrarlar (nasıl alıştırılmışlarsa öyle—20-25 cm ya da 30 cm. Halbuki bir pire normalde 200 cm'den daha fazla sıçrayabilir). Peki bu nasıl oluyor? Normalde 200 cm'den fazla sıçrayabilen pireler, nasıl oluyor da 25-30 cm'den fazla sıçrayamaz hale geliyorlar? Bir kavanozun içinde tutulan pireler, kavanoz kapağı çıkarılır çıkarılmaz ters çevrilip ateşte kızarmış kızgın bir ...

İYİ İNSAN OLMAK

İYİ İNSAN OLMAK Platon: "Nazik olun, çünkü karşılaştığınız herkes farkında olmadığınız zorluklarla boğuşuyor." der ve Fernando Pessoa ekler; "Kimseyle alay etme, asla kimseyi küçük düşürme, kalbinin en ücra köşesinde bile yapma bunu. İnsan yaşamı alaya alınmayacak kadar hüzünlü ve ciddidir!" Gerçekten de biz farkında olalım ya da olmayalım, karşılaştığımız her insan farklı farklı zorluklarla boğuşuyor. Cennette yaşamıyoruz. Herkesin kendine göre dertleri, sıkıntıları olabiliyor. Karşımızdaki kişinin dertlerine derman olabiliriz ya da olamayız, bilmiyorum. Ama bize nasıl davranılmasını istiyorsak biz de insanlara öyle davranabiliriz. Kibar, sevecen, erdemli insanlar olabiliriz. Dünya'nın ve üzerinde yaşayan tüm canlıların bunlara ihtiyacı var. Üstelik bir insana tebessüm etmek, kibar davranmak, onu dinlemek hem ona hem bize iyi hissettirir. Üstelik bunların hepsi bedavadır. Ünlü müzisyen Farid FARJAD şöyle der: "Güzel konuşmak, ince düşünmek, halden an...