NEDEN OKUMALIYIM?
NİÇİN OKUYALIM? NİÇİN DAHA ÇOK ÖĞRENELİM?
Niçin her gün 1 saat ya da daha fazla kitap okuyalım? Neden
televizyon izlemeyi azaltalım ya da tamamen bırakalım? Bu sorular zaman zaman
aklımıza geliyor olabilir. Tabi, kitap okumak ya da okumamak kişinin tercihine
kalmış bir durumdur. Ama biz yine de kitap okumanın, daha çok öğrenmenin ve
daha çok çalışmanın, gayret etmenin hayatımıza neler katacağına beraberce bir
göz atalım ister misiniz? Yazımızın sonunda eğer hala, okumayı gereksiz ya da
faydası az bir faaliyet olarak düşünürseniz karar sizin. Tabi okumamanın
sorumluluğu da size ait olacaktır.
Müsaadenizle başlıyorum. Jim Rohn: "Yeteri kadar
nedeniniz varsa, her şeyi yapabilirsiniz." der. Ben de bu yazımda sizlerle
bazı nedenler paylaşacağım. İsterseniz bu nedenleri kullanabilir ya da kendi
nedenlerinizi bulabilirsiniz. Blaise Pascal: "İnsanı en iyi kendi bulduğu
nedenler ikna eder." der. Sizce çok kitap okumanın faydası nedir? Ya da
çok okumanın bir faydası var mıdır?
John Dewey'in Hikayesi
Amerikalı eğitimci ve felsefeci John Dewey’e, 90. doğum
gününde bir gazeteci şu soruyu sormuş:
— Okuduğunuz bunca kitabın, size ne faydası oluyor?
John Dewey, bilgi ve kültürünün artmasını kastederek;
— Dağlara tırmanmama yardım ediyor, cevabını vermiş.
Gazeteci, filozofun bu cevabından bir şey anlamamış ve:
— Dağlara tırmanmak mı? Dağlara tırmanmanın ne faydası var?
demiş.
Filozof, gazeteciye şu açıklamayı yapmış:
— Tırmanacağınız diğer zirveleri görebilmek için, dağlara
tırmanmak gerekir. Bundan vazgeçtiğiniz an, kaç yaşında olursanız olunuz,
yaşamınız sona ermiş demektir. (Cengiz Erşahin, Hayat Değiştiren 101 Öykü,
Tutku Yay.)
Kitapların Çocukların Başarısına Etkisi
California Üniversitesinden araştırmacılar, “Bir çocuğun
başarısı evinde bulunan nesnelerden en çok neye bağlıdır?” sorusunun cevabını
merak etmişler ve 20 yıl süren kapsamlı bir araştırmayı başlatmışlar. Araştırma
kapsamında 20 yıl boyunca 27 ülkeden, 70 binden fazla katılımcıyla çalışmışlar
ve 2010 yılında sonuçlar yayımlanmış.
Sorunun cevabı: evdeki yüksek kitap sayısı! Evinde daha çok
kitap olan ailelerin çocukları hem daha fazla eğitim görüyor hem de daha çok
kazanıyor. İyi bir kütüphane hem akıl hem de para getiriyor! Evdeki kitap
sayısının, hangi ülkede doğduğundan, ailenin eğitim düzeyinden, ülkenin refah
seviyesinden, babanın mesleğinden ve ülkedeki politik sistemden daha önemli
olduğu ortaya çıkmış! Araştırmacılara göre doğulan yer, eğitim düzeyinde
ortalama iki yıllık bir farka yol açıyor. Bu ne demek? Başka tüm koşullar eşit
olduğunda, gelişmiş ülkede doğan bir çocuk, geri kalmış ülkede doğanlardan
ortalama iki yıl daha fazla eğitim görüyor. Ancak ülkeden bağımsız olarak, 500+
kitabın bulunduğu bir evde doğmak, bu farkı 3,2 yıla çıkarıyor.
Türkiye’de Kitap Okuma Oranları
IPSOS KMG’nin 2016 yılında Türkiye’nin 34 ilinden 13 bin 799
kişiyle gerçekleştirilmiş bir araştırmanın sonuçlarına göre:
- Toplumun
%39’u hiç kitap okumuyor, %47’si hiç dergi okumuyor. En sık yapılan
aktivite %85 ile televizyon izlemek.
- MEB’in
verilerine göre evinde en fazla 10 kitap olan ailelerin oranı %27. Evlerin
%54’ünde kitap sayısı 25’i geçmiyor. Evdeki 25 kitabın çoğunluğu da ders
kitabı veya test kitabı! (M. Sekman, Bahar Eriş, Çocuklar Nasıl Başarır 1,
Alfa Yay. 20. Basım, 2018)
Araştırma sonuçları böyle. Hemen birileri; “Zaten bizim
ülkede durum vahimmiş, okumamak normal” demesin lütfen. Az gelişmiş ya da
gelişmekte olan ülkelerde okumanın faydası daha çabuk görülüyor.
Başarı ve Disiplin
Goethe: “Her şey önce zor, sonra kolaydır.” der. Brian Tracy
ise: “İnsanlar başarısızlıkları karşısında bahane bulmak için harcadıkları
enerjiyi hedeflerini başarmak için harcasalardı, çıkan sonuca kendileri de
şaşırırlardı.” der. Jim Rohn da bu konuda şöyle söyler: “Bir şeyi yapmak
isterseniz bir yolunu bulursunuz. İstemezseniz de bir bahane bulursunuz.” Jim
Rohn, kendi alanımızla ya da merak ettiğimiz bir alanla ilgili günde 1 saat
düzenli olarak okumamızı tavsiye eder.
Günde 1 saat (60 dakika) — mümkünse uykudan uyandığımız ilk
bir saat okumak günün geri kalanını olumlu etkiliyor — okursak haftada bir
kitap okumuş oluruz. Yılda ise yaklaşık 50 kitap bitiririz. 10 yıl boyunca
günde 1 saat düzenli olarak okursak da yaklaşık 500 kitap okumuş oluruz. Eğer
kendi alanımızla ilgili ya da ilgi duyduğumuz başka bir alanla ilgili her hafta
bir kitap bitirirsek 5 yıl içerisinde o alanda en bilgili yüzde bir içerisine
girmiş oluyoruz.
Her gün 1 saat okumak yetkinliğimizi, performansımızı ve
verimliliğimizi gayet olumlu şekilde etkiler. Her gün biraz daha yetkin, biraz
daha uzman hale geliriz. Bu durumda bizler, daha başarılı ve daha çok kazanan
kişilere dönüşürüz. Düzenli olarak öğrenen ve ‘bilinçli pratik’ yapan bireyler
olmamız, bizi her gün biraz daha iyi yapar, biraz daha ileri götürür.
Yapabilmek için önce bilmek zorundayız. Bilmek için
öğrenmek, öğrenmek için de okumalı ya da işi bir bilene (uzmanına) sormalıyız,
danışmalıyız. “Öğrenmek, akıntıya karşı yüzmek gibidir. İlerlemezseniz
gerilersiniz.” der bir Japon atasözünde. Bizde her gün okumayı, yeni şeyler
öğrenmeyi alışkanlık haline getirelim ve okuduklarımız, öğrendiklerimiz üzerine
düşünelim. “Bildiklerim kimin ne işine yarar?” “Öğrendiklerimi nerede
kullanabilirim?” “Önceki bilgilerimle, yeni öğrendiklerim arasında yeni
bağlantıları nasıl kurabilirim?” vb. sorulara cevaplar arayalım, zihnimizi daha
aktif kullanalım. Bilgilerimizi işleyelim, bilgilerimizi ürüne/ürünlere
dönüştürmenin yollarını arayalım, yollarını bulalım. Kitap okumayı, yeni şeyler
öğrenmeyi, günümüzü planlamayı, önceliklerimizi belirlemeyi zihinsel
gündemimizde tutalım.
Aristoteles alışkanlıklarla ilgili şöyle der: “Biz sürekli
yaptığımız şeyiz; öyleyse mükemmeliyet bir eylem değil, bir alışkanlıktır.”
Yoğunlaşma Yasası ise: “ÜZERİNDE DURDUĞUNUZ HER NE İSE YAŞAMINIZDA BÜYÜR VE
ÇOĞALIR.” der.
İçinde bulunduğumuz 21. yüzyılın anahtarları birçok uzmana
göre; ‘bilgi’ ve ‘beceri’ dir. Yaşadığımız yüzyılda eğer daha çok kazanmak
istiyorsak, daha çok öğrenmek zorundayız. Peki hedeflerimize ulaşabilmemiz için
bize en çok gereken şeylerden birisi de nedir? Canımız o işi yapmayı istese de
istemese de kendimizi ‘içten’ zorlayarak kendimizi çalıştırmamız yani; ‘iç
disiplin’. Jim Rohn: “Disiplin, hedefler ve başarı arasındaki köprüdür.” der.
Düzenli okumak; beynimizi fikirlerle, düşüncelerle, çözüm
yollarıyla, enerjiyle doldurur. Tüm büyük insanlar; kendilerinden önce yaşamış
büyük insanların hayatları, eylemleri, fikirleri üzerinde düşünürlerken kendi
yeni fikirlerini geliştirmişlerdir. Cenap Şahabettin: “Eski bir iyiyi yeni bir
iyi yap bence dâhisin.” der. Zihnimiz yeni fikirlerle ne kadar çok
karşılaşırsa, hayatımızda önemli değişimlerin olması için o kadar fırsatımız
olur.
Yetenek ve Öğrenme
Yetenekli insanları, insan üstü görme eğilimindeyizdir.
Yetenekleri sayesinde, çok şanslı olduklarını düşünürüz. Halbuki onlarda birçok
insan gibi azmetmişler, öğrenmişler, gayret etmişler, emek vermişler ve
başarılı olmuşlardır. Beynimiz ise bilinenin aksine öğrenmeye, gelişmeye ve
değişime açıktır. Öğrenme sürecinde beynimizin yapısı değişir ve beynimiz adeta
gelişen bir kas gibidir. Beyin, her gün okuma ve öğrenme faaliyetlerimizden
olumlu yönde etkilenir. Bugün sahip olduğumuz zekânın ve yeteneklerin son nokta
olduğunu, daha fazla öğrenemeyeceğimizi, gelişemeyeceğimizi sanmamız ise sadece
bir illüzyondur. Hepimizin öğrenme, kendimizi geliştirme, verimimizi arttırma
ve daha başarılı olma kapasitemiz vardır.
Okuyarak, araştırarak, öğrenerek hayata daha geniş açıdan
bakabiliriz. Her birimiz belki bir Arşimet olamayabiliriz. Ama potansiyelimizi
en üst seviyede ortaya koyabilmek için çaba gösterebiliriz. Hayatta başarılı
olmak, daha iyi bir yaşama sahip olabilmek için her birimiz daha çok çalışmak
zorundayız. Günde 1 saat kitap okumak, düzenli araştırmalar yapmak, çalışmamız
ve öğrenmemiz, gayret göstermemiz ise bu çabanın ilk adımlarıdır. Kendimizi
sürekli yenilemek, yeni fikirler üretmek, okumayı ve düşünmeyi alışkanlık
haline getirmek zorundayız. Sadece ezberle yetinmeyelim. Zihinlerimizi açık
tutalım ve daha çok okuyalım, daha çok öğrenelim.
Kaynakça
- John
Dewey'in Hikayesi: Cengiz Erşahin, Hayat Değiştiren 101 Öykü, Tutku
Yay.
- Kitapların
Çocukların Başarısına Etkisi: M. Sekman, Bahar Eriş, Çocuklar Nasıl
Başarır 1, Alfa Yay. 20. Basım, 2018.
- Başarı
ve Disiplin: Jim Rohn, Brian Tracy, Goethe
- Yetenek
ve Öğrenme: Aristoteles, Cenap Şahabettin
Yorumlar
Yorum Gönder