Dikkat Süreniz Ne Kadar?

 Bu yazımızda dikkat nedir? Dikkat süren ne kadar? Dikkat süreni nasıl ölçebilirsin? Dikkat süreni artırmak için neler yapabilirsin? Can sıkıntısı aslında sana ne demek istiyor? Zihinsel mukavemeti artırmak için neler tüketebiliriz? Tam da dikkatinizi vermiş çalışırken araya başka şeyler ya da kişiler girdiğinde neden gıcık oluruz? Bu ve buna benzer sorulara cevap arayacağız. Hazırsanız başlayalım.

       Gördüklerinizde ya da duyduklarınızda ne kadar süre kalabiliyorsunuz? Bu yazıyı okuduğunuza göre dikkat ile ilgili merak ettikleriniz var diye düşünüyorum. Yahut kendinizin ya da bir yakınınızın dikkat süresini artırmak istiyor olabilirsiniz. Gördüğünüz ya da duyduğunuz görüntüleri ve sesleri kısa süreli belleğinizde iyi tutabiliyor ve önemli gördüğünüz kısımları uzun süreli belleğinize aktarabiliyorsanız dikkatinizin iyi olduğunu düşünebiliriz. Bir bilgi lazım olduğunda, tam yerinde ve zamanında doğru şekilde kolayca hatırlayabiliyorsanız hafızanız güçlü demektir.

      Dikkat süremizi nasıl ölçebiliriz? Biraz bu konuya değinelim isterseniz. Dikkat sürenizi ölçmek için öncelikle orta zorlukta, seviyemize uygun bir kitap buluyoruz. Okuduğumuz metinde çok sayıda anlamını bilmediğimiz kelime olursa okumak ve anlamak zorlaşır. Tabi dikkati ölçmek de aynı şekilde zorlaşacaktır. -Ne kadar çok kelime bilirseniz o kadar zeki olacağınızı hatırlatarak konuya devam ediyorum.- Kitabımızı uykumuzu yeterince aldığımız bir günde ne çok tok, ne de çok aç olmadığımız bir anda okuyarak dikkat süremizi ölçeceğiz. Dikkat süremizi ölçerken ortamda telefon, tablet, televizyon vb. cihaz ve ses çıkartabilecek başka bir şey olmamasına özen gösteriyoruz. Her şey tamamsa okumaya başlıyoruz. Okurken beynimizin sağ ve sol lobu birlikte çalıştığından, okuduklarımız zihnimizde canlanarak kısa süreli -yaklaşık 3-5 saniye – gidip gelmeler yaşayabiliriz. 10 saniyeye kadar olanları normal kabul ediyoruz. Dikkat kopması saymıyoruz. Ancak zihinsel olarak çıktığınız yolculuktan geri dönmeniz 10 saniyeyi geçmişse, hele ki 20 saniyeyi görmüşse filim kopmuş demektir. Hemen kronometreyi durduruyoruz ya da saate bakıyoruz. Dikkat süreniz kaç dakika? Lütfen kendinize karşı dürüst olun.

       Bir şeyi iyileştirmenin ilk adımı farkındalıktır. Kendi gerçekliğinizi görün. Karizmayı çizdirmemek için gerçeği gizlemeye gerek yok. En azından kendinizden gizlemeyin. Evet dikkat süreniz kaç dakika? Yukarıda açıkladığım şekilde ölçün lütfen.     

Konunun daha anlaşılır olması için 14 yaşında yani 8. Sınıf bir öğrenci üzerinden konuyu açıklamak istiyorum.- Zaten birçok öğrenci velisinin gündemine, dikkat, DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu), odaklanma, verimli ders çalışma vb. konular liselere giriş sınavı ile giriyor maalesef.- Zihinsel gelişimi sağlıklı bir öğrencinin dikkat süresi ‘yaşı+1 dakika’dır. 14 yaşındaki ortalama zekâ seviyesinde ve zihinsel anlamda da sağlıklı bir öğrenciden 15-16 dakika civarında bir dikkat süresi bekleriz. Öğrencimiz düzenli ders çalışmaya alışmış, sağlıklı beslenen, yeterli uyku uyuyan bir kişiyse eğer tek oturuşta gerçekten konsantre bir şekilde 50-60 dakikaya kadar çalışabilir. Zihinsel performansının gelişmişliğine göre günde 3 ya da 4 adet 60’ar dakikalık gerçekten konsantre şekilde çalışma seansları yapabilir. Bu bahsettiğim ideal olanı. Doğru şekilde gayret edildiğinde çoğu öğrenci için mümkün olduğunu hatırlatalım.

Eğer sizin ya da öğrencimizin dikkati çok düşük çıktıysa biraz moraliniz bozulsa iyi olur. Can sıkıntısı iyidir. ‘Sıkı can tez çıkmaz’ denir halk arasında. Can sıkıntısı bize bir şeyler yapmamız gerektiğini hatırlatır. ‘Sürekli canımın istediğini yapmalıyım, canım istemiyorsa yapmamalıyım.’ Yok öyle bir dünya. Çıkın bu kafadan. İnsanın canı istemese de bir şeyler yapmaya devam edebilmesi hem iç disiplinini hem de duygusal dayanıklılığını artırır. Her istediği her zaman yapılan çocuklar hem çok şımarık oluyorlar hem de duygusal dayanıklıkları çok zayıf oluyor. Sonuçta ömür boyu başarısız ve geçimsiz oluyorlar. Bazıları da çok basit sayılabilecek zorluklar da bile yaşamlarına son verebiliyorlar. Üzgünüm ama gözlemlediğim ve fikrim bu. Çocuklarımızı ya da kendimizi zaman zaman ve yavaş yavaş disiplin altına alalım.

Dikkat süremiz yaş aldıkça gelişir. Bu nedenle 7 yaşındaki bir çocukla 14 yaşındaki bir çocuktan aynı dikkat süresini beklememek uygun olur. Tabi bazıları diyebilir ki: ‘Hocam 6-7 yaşındaki çocuğun dikkati 14-15 yaşındakinden daha iyi.’  Bu tip durumlar olabiliyor maalesef. Böyle bir durumda öğrenci ya da kişi bazında değerlendirelim durumu. Siz ya da öğrenciniz her gün yeterli uyku uyuyor musunuz? Yeterli uykunun toplumun çok büyük bir kesimi için 7-9 saat arası olması gerektiğini biliyoruz. Zihinsel mukavemeti artırmak için her gün 4-5 adet ceviz içi ve 15-20 adet siyah kuru üzüm yemek yararlı olacaktır. Yine doktorunuza danışarak B-12, sitikolin ve omega-3 takviyesi almayı düşünebilirsiniz. Akıllı telefon, tablet, televizyon izlemeyi ya da sosyal medya da saatlerce gezinmeyi azaltabilir ya da daha iyisi tamamen bırakabilirsiniz. Öğrenmek yoğun dikkat gerektiren zihinsel bir eylemdir. Dikkat sürenizi yeterli seviyeye getirmeden verimli öğrenemezsiniz. Şu anda okuduğunuz yazı için kesintisiz olarak 75 dakikadır bilgisayarımın başındayım. Dikkat süreniz bir anda artmaz. Her gün düzenli çalışmayı ve zihinsel işleyişinizi bozan elektronik alet ve uygulamalardan uzak durmayı alışkanlık haline getirmelisiniz.

Üst paragrafta yazdıklarımın hepsini bir ay düzenli olarak yaptığınız halde durumda gözle görülür bir iyileşme olmadıysa bilinçaltınız ve duygularınız sizi engelliyor olabilir. Ancak bu kanıya varmadan önce bir ay boyunca düzenli uyku-çalışma-beslenme döngüsüne girdiğinizden emin olmalısınız.

Duygu ve enerji blokajları üzerinde çalışılması gereken önemli konular. Geçen hafta çalıştığım kurumda çocukları ‘Dehb tanılı’ ebeveynler ile görüşürken iki öğrencim çıka geldi. Bu iki öğrenci 8. Sınıftalar ve ‘LGS’ yani liselere giriş sınavına hazırlanıyorlar. Daha önceki görüşmemizde sınav hazırlığından bunaldıklarını ifade etmişlerdi. Söylemeselerdi bile yüzlerinden okunuyordu zaten. İkisiyle de 45 gün kadar önce toplamda bir saat kadar süren ‘Koçluk, Nlp, Eft’ çalışması yapmıştık. Kendilerine nasıl gittiğini, önceki görüşmeden bu yana değişen bir şeyler olup olmadığını velilerimizin yanında anlatmalarını istedim. Onlarda kısaca yaptığımız çalışmadan bahsettiler. Konu dikkat süresine geldiğinde öğrencimiz daha önce dikkat süresini 6 dakika olarak ölçtüğünü şimdi ise dikkat süresinin 36 dakika olduğunu ve konsantre bir şekilde rahatça çalışabildiğini ifade ettiler. Sınavlara daha önce gergin girdiğini bildiğimden sınavlara girerken nasıl hissettiğini sordum. Öğrencimiz artık sınavlara daha rahat girdiğini, stres yapmadan ne biliyorsa yapıp çıktığını söyledi. Duyguları, kötü resimleri ve anıları temizlemek yararlı oluyor gerçekten.

Bir daha ki yazımızda; çalışırken bölündüğümüzde neden ‘gıcık’ oluyoruz? Dikkatin odağı neresi? Bölündüğümüzde ne kadar sürede geri dönmeliyiz? Bölünmenin maliyeti nedir? Gibi sorulara cevap arayacağız. Sonraki yazımıza kadar kendinize çok iyi bakın. Sağlıcakla kalın.                      (Bana ferhatdagdelen@gmail.com dan ulaşabilirsiniz. Yazımı gerçekten beğendiyseniz, lütfen alkışı, paylaşmayı, yorum yazmayı unutmayın olur mu?)


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

''GEREKLİ AMA YETERLİ DEĞİL''

Odak Yönetimi Ama Nasıl?

Ergen ve DEHB' li Öğrenciler İçin Neler Yapılabilir? (3)