Farkında Mısın?

 

            FARKINDA MISIN?

Yapman gereken bir sürü iş var ve hangisini önce yapman gerektiğine karar veremiyorsun.
 Böyle durumlarda bunalmış, hatta kafese tıkılmış gibi hissediyor olabilirsin. Ne yapman gerektiği konusunda bir fikrin yoksa, bu anlarda kendini nasıl yönlendirebileceğini hiç düşündün mü? Kalbin hızla atıyor, alnın terliyor ya da tüylerin diken diken oluyor olabilir. Böyle durumlarda ne yapmalı?

Nefese Odaklanın:
 Öncelikle dikkatimizi nefesimize odaklayabiliriz. Çünkü dikkatimizi nereye verirsek, enerji oraya akar. Nefese odaklandığımızda beynimize daha fazla oksijen gider ve böylece daha doğru düşünmeye başlarız. Sakinleştikçe, daha sağlıklı kararlar verme olasılığımız artar. Unutmayalım: Panik kaybettirir. Sakin olan kazanır. Önceden hazırlanan, farkındalığı yüksek olan kazanır.

Peki, farkındalık ne demek?
 Wikipedia’ya göre:
 “Farkındalık, bir canlının çevresinde gelişen olayları bilme, algılama ve duyumsama becerisidir. ‘Bir şeyin bilincinde olma’ anlamına gelmektedir. Göreceli bir kavram olan farkındalık, iç organlara ait bir duyu olabilirken, duyu organları yoluyla alınan dış kaynaklı bir durumu da ifade edebilir.”

Prof. Dr. Kültegin Ögel ise farkındalığı şöyle tanımlar:
 “Farkındalık; yargısız bir şekilde şimdiki ana odaklanabilmek amacıyla dikkatinizi toplayabilmektir.”

Öncelikleri Belirlemek:
 Kafa karışıklığının en önemli nedenlerinden biri, öncelikleri bilmemek ya da karıştırmaktır. Sakince düşünün: Şu anda en önemli olan nedir? İlk olarak tamamlanması gereken şey nedir? Daha sonra hangisini yapmalısınız? Bu şekilde işleri sırayla halledebilirsiniz.

Aynı anda birden fazla işe tam anlamıyla konsantre olmak mümkün değildir. İnsan beyni bu şekilde çalışmaz. Eğer bir çalışan olarak patronunuz ya da amiriniz sizden bir işi bitirmeden başka bir işe başlamanızı istiyorsa ne yapmalı? Ona yalnızca bir işe konsantre olabildiğinizi söyleyin. Yapılacakları öncelik sırasına koymasını rica edin. Eğer patronunuz ya da amiriniz bu durumu anlayacak kapasitede değilse ve size yük olmaya devam ederse ne yapmalı? Hazırlığınızı yapıp, o sizden kurtulmadan, siz ondan kurtulmanın bir çaresini bulun.

Simon Sinek’in dediği gibi:
 “Sevmediğin bir şey için çok çalışmaya stres denir. Sevdiğin bir şey için çok çalışmaya tutku denir.”

Mark Zuckerberg ise şöyle der:
 “Kendime neredeyse her gün şu soruyu soruyorum: Yapabileceğim en önemli şeyi yapıyor muyum?”

Siz de her gün kendinize aynı soruyu sormayı alışkanlık haline getirebilirsiniz.

Farkındalığı Artırmak:
 Beynimiz ekonomik çalışan bir organdır. Yeni bir şeyler öğrenmek ya da yeni bir duruma alışma süreci beynimizi zorlayabilir. Beyin, bir davranışı öğrenip otomatik pilota geçmek ister, çünkü daha az enerji harcamak ister.

Aristoteles der ki:
 “Kendini bilmek, tüm bilgeliğin başlangıcıdır.”

Kendimizi bilmek ve ne yaptığımızı anlamak farkındalığımızın yüksek olduğunu gösterir.

Günlük Tutmak:
 Farkındalığı artırmanın en etkili yöntemlerinden biri de günlük tutmaktır. Joseph O’Connor ve Andrea Lages, “NLP ile Koçluk” kitabında günlük tutmanın önemini şöyle açıklar:
 “Her sabah on dakika süreyle yazı yazın; öyle ciddi bir yazma değil, bir nevi ‘zihin boşaltma’. Anlamlı bir şeyler söylemeniz gerekmiyor, sadece istediğiniz bir konuda bir sayfa yazın yeter. Ama el yazısı olsun, çünkü eliniz beyninizi doğrudan kâğıda bağlar. Bu, yüksek sesle düşünmek gibidir. Buna harcayacağınız birkaç dakika zihninizi temizler ve büyük düşüncelere ulaşmanızı sağlar. Kendinize özel bir defter alın. Bunu bir alışkanlık haline getirin. En az üç ay boyunca her gün yazın. Karşılığını bin kat fazlasıyla alırsınız.”

Ek bir öneri: Her üç-dört ayda bir yazdıklarınızı gözden geçirin. Bunu yaptığınızda düşüncelerinizdeki değişimi fark edebilirsiniz. Belki de bir zamanlar düşündüklerinize şaşırırsınız.

Farkındalıklı İletişim:
 İnsanların çoğu ne yazık ki sizi gerçekten dinlemez. Dinliyormuş gibi yaparlar, sizin sözünüzü bitirmenizi bekler ve ardından kendi cevaplarını iletirler. Aktif olarak dinleyen bir kişi ise jest ve mimiklere, söylenenlere ve söylenmeyenlere dikkat eder. Bu, iletişimde “anlaşıldım” hissi yaratır ve ilişkilere değer katar.

Son Söz:
 Yazmak zihnimizi düzene koyar ve farkındalık seviyemizi artırır. Düzenli olarak öğrenmek, farkında bir şekilde çalışmak ve kendini geliştirmek sizi işinizin en iyilerinden biri yapar. İşiniz ve hayatınız üzerinde çalıştıkça ve farkındalığınız arttıkça değeriniz de artar. Nathan Myhrvold’un deyişiyle: ‘’En iyi yazılım geliştiricileri ortalama yazılım geliştiricilerine göre 10, 100 ya da 1000 değil,10 bin kat daha iyidir.’’ Sizde yaptığınız işin en iyilerinden birisi olmak için düzenli olarak öğrenmeli ve farkında bir şekilde çalışarak kendinizi geliştirmelisiniz.

Henry Ford :
 “Öğrenmeyi bırakan kişi yaşlanır. İster yirmi ister seksen yaşında olsun. Öğrenmeye devam eden kişi ise genç kalır. Hayattaki en güzel şey, zihni genç tutmaktır.”

Zihninizin genç, dinamik ve neşeli kalması dileğiyle…

Kaynakça:

  1. Prof. Dr. Kültegin Ögel, “Herkes İçin Farkındalık: Kabullenme ve Farkındalık Nedir?” Erişim Linki
  2. Greg McKeown, Özcülük: Daha Az Ama Daha İyi İşler Yapmanın Disiplini, Nova Kitap, 2. Baskı, 2022
  3. Joseph O’Connor & Andrea Lages, NLP ile Koçluk, Hayat Yayınları, 1. Basım, 2004
  4. Henry Ford ve diğer yazarların sözleriyle ilgili alıntılar, genel literatür ve eserlerde yer almaktadır.

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

''GEREKLİ AMA YETERLİ DEĞİL''

Odak Yönetimi Ama Nasıl?

Ergen ve DEHB' li Öğrenciler İçin Neler Yapılabilir? (3)