Bir Pazar Sabahı
22 Aralık 2024 Pazar günü yağmurlu bir gökyüzünün altında uyandım. Pencereyi açıp ‘temiz ve soğuk hava’ yı içime çektim. Bazı insanlarda güneşli bir güne uyanmayınca kötü hissetme hali olabiliyor. Bende olmadı. Biraz kitap karıştırdım. Seksen sayfa kadar okuduktan sonra bıraktım. Biraz EFT (Duygusal Özgürleşme Teknikleri, Tapping’ de deniliyor) çalışması yaptıktan sonra kendimi çok iyi hissettiğimden yürüyüşe çıktım. Bu aralar genelde kahvaltı yaptıktan bir süre sonra çıkıyorum. Bu sefer farklı oldu. Duramadım. Bir yandan da acaba kime ya da neye denk geleceğim? ‘İyi bir şey olacak’ diye düşünüyordum.
Yaklaşık on dakika kadar yürüyüşten sonra bir pastaneye girmek istedim. Hafiften yağmur yağıyordu. Bir poğaça, bir parça börek ve açık bir çay söyledim. Bir yandan atıştırırken bir yandan da telefonda ablamla muhabbet ettik.-laf aramızda alanına hakim bir fizik öğretmenidir kendisi- Bir ara gözüme iki kulağında da işitme cihazı bulunan bir pastane çalışanı takıldı. Müşterilerin kalktığı masaları siliyordu. Çayım bittikten bir süre sonra kalkıp hesabı ödedim. O anda aklıma bu çocukla beş on dakika da olsa bir görüşsem diye geldi. Kasiyere Bilim Sanat Merkezi’nde öğretmen olarak çalıştığımı söyleyip kendileri için de bir sakıncası yoksa çalışanlarıyla görüşmek için müsaade istedim. Olumlu karşıladılar.
Çalışan çocukla-İsmi Emre olsun- bir masanın iki tarafında karşılıklı oturarak konuşmaya başladık. Kendimi tanıttıktan sonra kaç yaşından beri işitme cihazı kullandığını sordum. Sekiz yaşında iken menenjit (beyin zarı iltihabı) benzeri bir rahatsızlık geçirdiğini söyledi. Tedavi sırasında yüksek dozda antibiyotik kullanımından dolayı kalıcı hasar oluşmuş. On bir yıldır işitme cihazı kullanıyormuş. Bir yandan nasıl faydalı olabilirim diye kendime sorarken bir yandan da vücudumuzdaki ‘enerji meridyenleri’ ve ‘akupunktur’ dan bahsettim. Anlamaya çalışarak ilgiyle dinledi. İzniyle birkaç akupunktur noktasına bası uyguladığımızda enerji akışının bozulmuş olduğunu birlikte gördük. Birkaç tane önemli nokta üzerinde kendisine ‘tapping’ yaptırdığımda yüzü aydınlanmaya başladı. Kendisini daha iyi hissettiğini yüzünde tebessümle ifade etti. Çok şaşırdığı ve mutlu olduğu her halinden belliydi. Tabi onu öyle görünce bende mutlu olmuştum. Ayrılırken neden evde duramayıp bu pastaneye geldiğimi çoktan anlamıştım. Emre beni yüzünde tebessümle kapıya kadar uğurladı. Pastaneden çıktıktan sonra yaklaşık yarım saat daha yürüdüm. Eve geldiğimde kendimi iyi hissetme hali devam ediyordu. Bu pazar günü daha bir anlamlı hale gelmişti. Yaşamın anlamını hissettiğim anlardan biri olarak zihnime ve yüreğime kazındı. Emre gibi daha nice insana faydalı olabilmek dileğiyle. Kendinize çok iyi bakın lütfen. Diğer insanların size, sizin de onlara ihtiyacınız var. (Not: Yorumlarınız, alkışlarınız, sizin gibi kaliteli insanlara yazımı ulaştırmanız önemli. Bu yazının altına yorum ve sorularınızı yazmaktan çekinmeyin lütfen. Dilerseniz yazmamı istediğiniz konuları yahut soracağınız soruları ferhatdagdelen@gmail.com dan bana iletebilirsiniz.)
Yorumlar
Yorum Gönder