İnsanlık Hali

 

 İNSANLIK HALİ: KISA BİR HASBİHAL

İnsanoğlu kimine göre bir cevher, kimine göre muamma, kimine göre imtihan vesilesi, kimine göre mutluluk, kimine göre keder kaynağıdır. İnsanlığın tüm hallerinin bir insanda bulunması gibi; bulunduğumuz ortamın, kültürün, tükettiğimiz besinlerin, soluduğumuz havanın, içtiğimiz suyun, tanıştığımız insanların, yürüdüğümüz yolların, seyrettiğimiz manzaraların, izlediğimiz filmlerin, kullandığımız araçların, dinlediğimiz müziklerin, içimize çektiğimiz kokuların, dokunduğumuz yüzeylerin, giydiğimiz kıyafetlerin etkisinde kalıyoruz. Bu kadar çok değişkenli bir dünyada özgür düşünceden, orijinallikden vb. bahsediyoruz. İnsanız. İster istemez farklı kişilerin, durumların, yerlerin, lezzetlerin etkisinde kalıyoruz.

Kimimiz bu durumun farkında, kimimiz değil. Farkında olsanız da olmasanız da hepimiz az ya da çok bir şeylerin etkisinde kalıyoruz. Peki elimizde ne var? Zor bir soru mu? Belki de değil. Cevaplar kişiden kişiye değişebilir. Ölümlü varlıklarız. Bunu unutmayalım diyeceğim ama biraz sonra unuturuz. Ara ara hatırlayalım diyelim o zaman. Geçen yıl kısa bir süre birlikte çalıştığımız (10 gün kadar) değerli meslektaşım Mehmet Ali Doğan, çok genç denebilecek bir yaşta-41 yaşında-, 25.09.2024’de kalp krizi sonucu vefat etti. Tanıdığım kadarıyla iyi bir insandı. Allah geride bıraktığı sevenlerine sabırlar versin. Üzgünüm gerçekten ancak elden gelen bir şey yok maalesef. İnsanın aciz hissettiği durumlardan biri. Allah (C.C.) rahmet eylesin.

Hayat devam ediyor. Bugün Öğretmenler Günü. Hayat denilen oyunda herkese farklı roller düşmüş. Bana da öğretmenlik. Güzel meslek. Öğretmenliğin maddi manevi daha değerli olduğu, öğretmenlerin baskı ve şiddete maruz kalmadığı güzel günleri hep birlikte görebilmeyi dilerim. Hepimiz için! Ülkemiz için, tüm insanlık için…

Son dört beş yıldır sürekli olmasa da genellikle odağımda dikkat ve odaklanma, insan beyni var. İnsanlara faydalı olma isteği ve bununla ilgili koçluk, sinir dili programlama teknikleri, EFT (Duygusal özgürleşme teknikleri- tapping de deniliyor), akupresör (iğnesiz akupunktur) noktaları ve yararları, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu için neler yapılabilir? Hangi besinler tüketilmeli? Hangi egzersizler yararlı olur? Gibi konular ve sorular var. Fırsat buldukça bu konularla ilgili, okuduklarımı, öğrendiklerimi, yaşadıklarımı çevremdeki insanlarla ve yazılarımla paylaşmaya çalışıyorum. İki dakika düşünelim: Ciddi bir potansiyele sahip, çok başarılı bir kariyeri ve mutlu bir hayatı olabilecekken DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) nedeniyle başarısız olan, odaklanamayan, sağlıklı ilişkiler ve iletişim kuramayan, kazalarda hem kendi hem de başkalarının canı ve malı zarar gören, ülke nüfusunun %5–7’sini oluşturan ve üstelik tedavisi de olan bir rahatsızlık (veya farklılık da diyebiliriz). Heba olan yaşamları ve yetenekleri düşününce çok yazık oluyor gerçekten. Gerek DEHB’li olsun gerekse de odağını yönetmekte zorlanan çocuk ve yetişkinlere faydalı olabilmek umuduyla okuyorum, yazıyorum, ifade ediyorum, düşünüyorum. Düşünme faaliyeti sanıldığı kadar kolay bir şey değil. Etrafınıza bakın lütfen, insanlar düşünmemek için neler yapıyorlar. Hangi bahaneleri buluyorlar. Çünkü düşünmek sorumluluk hissettirir insana.

Bu hayat oyununda elde var odak yönetimi ve sadelik diye düşünüyorum. Sadelikle ilgili daha önce bir yazı paylaştım. O yüzden çok ayrıntıya girmeyeceğim. (https://medium.com/@ferhatdagdelen/basitleştir-sadeleştir-yoksa-33c420114af9) Odak yönetimiyle ilgili yeni metinler paylaşmayı düşünüyorum nasipse. Önemli işlere öncelik vermekte basit bir hayat için önemlidir. (https://medium.com/@ferhatdagdelen/önemli-i̇şlere-öncelik-ver-dcf5e3ceaa6c)

Basitlik ve sade yaşam ile ilgili sevdiğim bir sözü paylaşmak istiyorum: “Tüm erdemler arasında basitlik benim en sevdiğim erdemdir. Öyle ki basitliğin kişisel olduğu kadar dünyaya ilişkin de pek çok sorunu çözebileceğine inanmaya meyilliyimdir. Kişinin yaşama yaklaşımı basitse, çok sık yalan söylemeye, tartışmaya ya da çalmaya, kıskanmaya, öfkelenmeye, kötüye kullanmaya ya da öldürmeye ihtiyaç duymaz. Herkes yeterli düzeyde ve bolca kazanacaktır; bu yüzden kimse zulalamaya, spekülasyon yapmaya, oynamaya ya da nefret etmeye ihtiyaç duymaz. Karakter güzel olduğunda siz de güzelsinizdir. Bu basitliğin güzelliğidir.” (Ela Bhatt) Çok planlanmış bir yazı değildi. Kendimle ve sizinle hasbihal etmek istedim. Kıymetli okuyucularıma dağınık da gelebilir. Soğuk bir kış günü, bugün Öğretmenler Günü, dışarıda yağmur yağıyor. Saat 15:18. Odak yönetiminden bahsediyoruz ama insanız. Odağımız dağılabiliyor. Dün Greg McKeown’ın “Özcülük” kitabını (Nova Kitap-2. basım-2022) tekrar gözden geçirdim. Daha önce altını çizdiğim yerleri okudum ve bir kısmını -yaklaşık 3 sayfa kadar- bir Word dosyasına kaydettim. Kim bilir, belki de yeni bir yazıda kullanırım. “Özcülük” beğendiğim kitaplardan biridir. Yazıyı bitirirken size faydalı olması, belki de biraz düşünmenizi sağlaması dileğiyle “Özcülük” kitabından birkaç alıntı yapıp bu günlük bitirelim.

“Hayatın bilgeliği tali şeylerin yok edilmesinde gizlidir.” (Lin Yutang)

Özcülük “Doğru eylemlere yatırım yapıyor muyum?” diye sormakla ilgilidir.

“Daha Az Ama Daha İyi.”

“Derinden etkilendiğimi hissettiğim şey nedir?” ve “Özellikle hangi konuda yetenekliyim?” ve “Dünyadaki önemli bir ihtiyacı karşılayacak olan şey nedir?”

“Bizi insan yapan seçme yeteneğimizdir.” (Madeleine L’Engle)

“Şu anda hayatınızla ilgili tek bir şey yapabilseydiniz bu ne olurdu?”

“Söyle bana/şu biricik çılgın ve değerli yaşamınla/yapmayı düşündüğün şey nedir?” (Şair Mary Oliver)

Bir daha ki yazıda buluşuncaya dek kendinize çok iyi bakın. Bu dünyada iyi ki varsınız. Dünyamızın ve insanların size ve sizin yapacağınız güzel çalışmalara ihtiyacı var.


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

''GEREKLİ AMA YETERLİ DEĞİL''

Odak Yönetimi Ama Nasıl?

Ergen ve DEHB' li Öğrenciler İçin Neler Yapılabilir? (3)