Kişisel bilgi politikanız var mı?

 

Kişisel Bilgi Politikası ve Uzmanlaşma Yolu

Günümüzde bilgi üretiminin hızla arttığı ve bilgi akışının her geçen gün yoğunlaştığı bir dönem yaşıyoruz. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgiye ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı. Ancak bu kolaylık, bilgi kirliliği ve gereksiz bilgi bombardımanı ile birlikte zihinsel bir yük de getiriyor. Zihnimiz, kapasitesinin çok üzerinde bir "bilgi bombardımanı" altında kaldığında, karar verme ve işleme süreçlerinde zorlanmaya başlayabilir. Bir Instagram gönderisinde okuduğum şu not bu durumu çok güzel özetliyor: "İnternette 1 dakikada neler olduğuna hiç baktınız mı? Instagram'da 347.000 hikâye paylaşımı, Twitter'da 347.222 tweet atılıyor, Amazon'da 6.659 paket sevkiyatı yapılıyor, YouTube'a 500 saatlik video yükleniyor, Netflix'te 404.000 saatlik video akışı gerçekleşiyor ve Facebook'ta 147.000 fotoğraf yükleniyor." Görüldüğü gibi, bilgi akışı devasa boyutlarda ve bu sadece bir dakikalık bir veri.

Bu bilgi yoğunluğu, bize seçici olmamız ve bilgiye yaklaşımımızı dikkatli bir şekilde yapılandırmamız gerektiğini gösteriyor. Zihnimizi gereksiz bilgilerden arındırmak, kişisel bilgi politikamızın önemli bir parçası olmalıdır. Nicolas M. Butler’ın dediği gibi: "Bir uzman, az şey hakkında çok şey bilen insandır." Bu anlayışla uzmanlaşmak için yapmamız gereken ilk şey, hangi bilgilerin bizim için kritik olduğunu ve hangilerinin gereksiz olduğunu belirlemektir.

Nasıl Uzman Olunur?

Uzmanlaşma, belirli bir alanda derinlemesine bilgi ve beceri edinmeyi gerektirir. Bunun ilk adımı, gerçekten ilgi duyduğunuz ve öğrenmekten keyif aldığınız bir alan seçmektir. Ancak sadece ilgi duymanız yetmez; bu bilgilere sahip olmanız, size ekonomik bir getiri de sağlamalıdır. Yani, uzmanlık alanınız, geçim kaynağınız olmalıdır. Bilgi bombardımanı karşısında, işinize yarayacak ve sizi hedeflerinize ulaştıracak bilgileri seçmeniz oldukça önemlidir.

Zorunlu Verimlilik Yasası der ki: "Her işi yapmaya zaman asla yetmez, fakat en önemli işleri yapmaya daima vakit vardır." Aynı şekilde, her bilgiyi öğrenmeye zaman yetmez; ancak, en önemli bilgileri öğrenmek için her zaman vakit vardır. Bu yüzden uzmanlaşmak için hangi bilgileri bilmemiz gerektiğine öncelik vermeliyiz. Steve Jobs da odaklanmanın, sadece evet demekle değil, aynı zamanda birçok şeye hayır diyebilmekle ilgili olduğunu söyler.

Bilgi Pazarlaması Nasıl Yapılır?

Bir alanda uzmanlaştıktan sonra, sahip olduğunuz bilgileri değerli kılmak, bu bilgileri doğru kişilere pazarlamakla mümkündür. Bilgi pazarlaması, bir hizmet ya da ürün olarak sunabileceğiniz bilginin, doğru bir şekilde hedef kitlenize aktarılmasını gerektirir. Bu noktada hem içerik oluşturma hem de kendinizi doğru platformlarda tanıtma becerisi öne çıkar. Örneğin, bir eğitimciyseniz online kurslar, blog yazıları veya seminerler aracılığıyla bilgilerinizi satabilirsiniz. Aynı zamanda, bilgiyi nerede kullanmanız gerektiğini iyi analiz etmeli ve doğru zamanda harekete geçmelisiniz.

Hangi Bilgileri Bilmeliyiz?

Bir başka kritik soru ise "Neleri bilmemiz gerekiyor?" sorusudur. Genel kültür açısından farklı alanlarda temel bilgilere sahip olmak faydalıdır, ancak gerçek uzmanlık bir alanda derinlemesine bilgi sahibi olmayı gerektirir. Bu noktada Josh Kaufman’ın sözleri oldukça aydınlatıcıdır: "Döküntü girer, döküntü çıkar." Eğer beynimizi gereksiz ve faydasız bilgilerle doldurursak, sonuç olarak yararlı bir şey üretemeyiz. Bu yüzden zihnimizi kaliteli bilgilerle beslemeliyiz.

Beyninizi Nasıl Beslemelisiniz?

Bir Çin atasözü şöyle der: "İnsan ne yerse odur." Bu sözü zihnimiz için de uyarlayabiliriz: Zihninizi neyle beslerseniz, çıktısı da o kalitede olur. İyi sonuçlar elde etmek için beynimizi yüksek kaliteli bilgilerle beslemeliyiz. Günlük hayatta gereksiz bilgilerden kaçınmak ve zihinsel enerjimizi önemli bilgilere yönlendirmek büyük bir fark yaratır.

Steve Jobs odaklanma konusunda şu öneride bulunur: "İnsanlar odaklanmanın, evet demek olduğunu sanıyorlar. Oysa odaklanmak, yüzlerce fikre hayır demekle ilgilidir." İşte bu noktada seçici olmalıyız. Hem yaptıklarımızla hem de yapmadıklarımızla başarıya ulaşırız. Çok şey bilmekten ziyade, önemli olan bilgilerin etkili bir şekilde kullanılmasıdır.

Önemli Bilgilere Öncelik Verin

Eğer bir bilgiyi öğrenmek hem acil hem de önemliyse, onu hemen öğrenmeli ve kullanmalısınız. Eğer bilgi önemli fakat acil değilse, bunu da en kısa zamanda öğrenip uygulamalısınız. Ancak hem acil olmayan hem de önemli olmayan bilgilerden uzak durmalısınız. Bu bilgiler sadece zihninizi yorup, enerjinizi tüketir. Timothy Ferris bu konuda şöyle der: "Önemsiz bir şeyi iyi yapmak, onu önemli yapmaz. Çok zaman gerektirmesi de bir işi önemli yapmaz."

Zihinsel Enerjinizi Koruyun

Zihinsel enerjiniz sınırlıdır. Abraham Lincoln bu durumu güzel bir şekilde özetler: "Beynim bir sünger gibi olsaydı, lüzumsuz bilgileri atmak için arada bir çıkarıp sıkmak isterdim." Bu yüzden, zihninizi çöple doldurmayın. Seçici olun ve sadece önemli bilgilerle ilgilenin.

Sonuçlarınızı Ölçün ve İyileştirin

Yaptığınız işleri düzenli olarak ölçmeli ve elde ettiğiniz sonuçlardan memnun olup olmadığınızı değerlendirmelisiniz. Peter Drucker bu konuda şöyle der: "Ölçülebilen her şey idare edilebilir." Kendinizi sürekli meşgul etmek yerine, gerçekten etkili sonuçlar alıp almadığınızı sorgulamalısınız.

Pratik Öneriler

  1. Merak ettiğiniz bir alan seçin: Gerçekten ilgi duyduğunuz bir alan belirleyin ve bu alanda derinleşin.
  2. Kaliteli bilgi kaynaklarına ulaşın: İnternetteki bilgi kirliliğinden kaçınarak, güvenilir ve kaliteli kaynaklar tercih edin.
  3. Zamanınızı iyi yönetin: Önemli ve acil olmayan bilgilere zaman ayırmayın.
  4. Sonuçlarınızı değerlendirin: Yaptığınız işlerin sizi hedefinize yaklaştırıp yaklaştırmadığını düzenli olarak ölçün.
  5. Odaklanın ve sadeleştirin: Gereksiz bilgileri hayatınızdan çıkarın ve sadece en önemli işlere odaklanın.

Kaynakça

  • Josh Kaufman, Kendi Kendine MBA: İş Dünyasında Hayatta Kalma Kılavuzu, Çeviri: Erhan Gümrah, Buzdağı Yayınevi, 1. Baskı, 2016.
  • Timothy Ferris, 4 Saatlik Hafta: Daha Az Çalış, Daha Çok Yaşa ve Yeni Bir Hayat Tasarla, Çeviri: Emrah Kılıç, Pegasus Yayınları, 1. Baskı, 2017.
  • Steve Jobs, Çeşitli Röportajlar ve Konuşmalar, (Yayınevi: Kaynak bulunmuyor, Jobs’un söylemleri birçok biyografi ve konuşmalarla aktarıldı).

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

''GEREKLİ AMA YETERLİ DEĞİL''

Odak Yönetimi Ama Nasıl?

Ergen ve DEHB' li Öğrenciler İçin Neler Yapılabilir? (3)