DAHİLİK-4

 

DEHÂ VE USTA BEYİN GRUBU: ROL MODELLERİN GÜCÜ

Daha önce de bahsettiğimiz üzere, dâhilerin sahip olduğu 20 özellikten biri, usta beyin grubu ya da bir diğer deyişle dehanın rol modeli ya da kahramanıdır. İnsanlar sosyal varlıklardır; diğer insanlardan hem etkilenir hem de başkalarını belli bir ölçüde etkilerler. Yakın çevremizden, arkadaşlarımızdan, ailemizden, tarihi şahsiyetlerden veya ilgi duyduğumuz alanlarda başarılı olmuş insanlardan bilinçli ya da bilinçsiz şekilde etkileniriz. Bu oldukça doğal bir durumdur. Önemli olan, bizi amaçlarımıza yaklaştıracak büyük insanların davranış ve alışkanlıklarını modellemektir. Her gün bir adım atarak hedeflerimize yaklaşmak için bu tekniği bilinçli şekilde uygulayabiliriz.

Tony Buzan, Yaratıcı Zekânın Gücü kitabında bu durumu şu şekilde açıklar: "Bütün büyük yaratıcı dâhilerin ilham aldıkları kahramanları vardı." Örneğin, Büyük İskender öğretmeni Aristoteles'e hayrandı, Julius Caesar ise Büyük İskender'i örnek alıyordu. Isaac Newton'un ilham kaynağı Sokrates iken, Stephen Hawking Newton’ ı örnek alıyordu. Buzan’ın da belirttiği gibi, dâhilerin uyguladığı bir teknik, hayali kahramanlarıyla "zihinsel konuşmalar" yaparak onlara düşüncelerini ve ilham kaynaklarını sormaktır. Bu, dâhilere zor anlarında rehberlik eder ve yaratıcı düşüncelerini besler.

Buzan, kendisinin de bu tekniği kullandığını şu şekilde anlatır:

"Kahramanlarımdan oluşan ‘Beyin Grubum’ dan yardım almamı gerektiren bir durumla karşılaştığımda, o duruma en uygun olan kahramanları seçiyorum ve onların bana hangi öğütleri vereceğini hayal ediyorum."

Odaklanma: Dâhilerin Keskin Zihinsel Yeteneği

Dâhilerin en belirgin özelliklerinden biri de odaklanma kabiliyetleridir. Dâhiler, üzerinde çalıştıkları işe tüm dikkatlerini verebilirler ve bu sayede ayrıntılarda derinleşebilirler. Leonardo da Vinci bu yeteneğini geliştirmek için özel bir egzersiz yapardı. Tony Buzan, Aklın Gücü kitabında Leonardo’nun gözlerini ve odaklanma yeteneğini keskinleştirmek için uyguladığı alıştırmayı şöyle anlatır:

“Leonardo da Vinci, önüne çiçeklerle dolu bir vazo veya görünümü karmaşık başka bir nesne koyar ve dikkatlice incelermiş. Ardından gözlerini kapatır, o nesneyi belleğinde canlandırmaya çalışırmış. Gözlerini açtığında belleğindeki görüntü ile gerçek görüntüyü karşılaştırır, ardından daha yakından bakar ve belleğindeki görüntüyü düzeltirmiş. Bu egzersizi, gözleri açıkken gördüğü ile zihninde canlandırdığı görüntü arasında neredeyse hiçbir fark kalmayana kadar sürdürürmüş.”

Pratik Öneri: Odaklanma Yeteneğinizi Geliştirin

Leonardo da Vinci gibi siz de gün içerisinde birkaç kez benzer bir alıştırma yapabilirsiniz. Gözlerinizi kapatıp bir nesneyi zihninizde canlandırarak odaklanma becerinizi geliştirebilirsiniz. Bu alıştırma, zihinsel farkındalığınızı artıracak ve belleğinizi güçlendirecektir.

Bağlantı Kurma: Dâhilerin Zihinsel Stratejisi

Dâhilerin diğer bir özelliği de iki farklı kavram, nesne veya bilgi arasında sıra dışı ve yaratıcı bağlantılar kurabilmeleridir. Leonardo da Vinci, her şeyin birbiriyle bağlantılı olduğunu savunurdu. Ona göre, "Her şey her şey ile bağlantılıdır. Her şey, her şeyden gelir, her şey her şeyden yapılır ve her şey her şeyden doğar." Bu ilke, dâhilerin dünyaya farklı bir gözle bakmalarını sağlayan temel yaklaşımlarından biridir.

Peki, farklı düşünceler arasında bağlantılar kurmak bize ne kazandırır? Tony Buzan, düşüncelerimiz arasında zihinsel bağlantılar kurarken beynimizin içindeki fiziksel bağlantıları da güçlendirdiğimizi vurgular. Her yeni bağlantı, beynimizi daha karmaşık ve güçlü bir yapıya kavuşturur. Beynimiz, günlük deneyimlerimize ve öğrendiklerimize bağlı olarak sürekli biçim değiştirir ve yeni devreler oluşturur.

Beynin Gücü ve Sürekli Gelişim

Nöron bilimci David Eagleman, Beyin adlı kitabında bu durumu şu şekilde açıklar:

“İnsanlara yaptığınız günlük konuşmalardan kültürel birikiminize kadar, yaşamınız boyunca kazandığınız bütün deneyimler beyninizdeki mikroskobik ayrıntıları biçimlendirir. Beyniniz sürekli olarak biçim değiştirir ve devreler sistemini yeniden kurar. Deneyimleriniz benzersiz olduğundan, nöral ağlarınız da benzersizdir. Beyniniz yaşamınız boyunca değişmeye devam edeceğinden kimliğiniz de yer değiştiren bir hedeften farksızdır: Nihai varış noktası yoktur.”

Bu sürekli gelişim sürecini desteklemek için beynimizin çalışma prensiplerine uygun not alma tekniklerini kullanmalıyız. Bu noktada Tony Buzan’ın geliştirdiği zihin haritaları yöntemi devreye girer.

Zihin Haritaları: Yaratıcılığı Görselleştirmek

Klasik not alma yöntemleri genellikle beynimizi sıkıcı ve yorucu bulur. Zihin haritaları ise beynimizin doğal düşünme şekline, yani patlarcasına yayılan ışınlar gibi merkezden çevreye doğru ilerleyen bir modelle uyumludur. Zihin haritaları imgeler, semboller, grafikler ve renkli çizimlerle oluşturulur. Tony Buzan, bu fikri Leonardo da Vinci’den ilham alarak geliştirdiğini belirtir. Da Vinci’nin defterleri, imgeler ve çizimlerle doludur; çünkü o, yaratıcı düşüncenin temel aracının imgelerin dili olduğunu savunurdu.

Leonardo da Vinci, görsel dili kullanarak, düşüncelerini ve fikirlerini kâğıda dökerdi. Onun resim, mühendislik, biyoloji ve diğer alanlardaki çalışmalarının temeli, imgeler ve çizimlerdi. Bu nedenle, defterleri bugün bile yaratıcılığın en büyük örneklerinden biri olarak kabul edilir.

Zihin Haritaları ile Not Alın

Zihin haritalarını günlük hayatınızda kullanarak hem beyninizi daha aktif bir şekilde çalıştırabilir hem de yaratıcılığınızı artırabilirsiniz. Fikirlerinizi organize etmek için imgeler, semboller ve renkli çizimler kullanarak zihinsel süreçlerinizi görselleştirebilirsiniz.

Odaklanma ve Duyusal Farkındalık

Leonardo da Vinci, büyük bir odaklanma yeteneğine sahipti. Onunla ilgili anlatılanlara göre, hangi iş üzerinde çalışıyorsa, tüm duyularını o işe yönlendirirdi. Kitap okurken, zihnindeki tüm diğer düşünceleri durdurur ve yalnızca okuduğu yazıya odaklanırdı. Müzik dinlerken ise sadece müziği hisseder, onun dışında hiçbir şeyi umursamazdı.

Benzer bir hikâye, ünlü orkestra şefi Arturo Toscanini’nin 80. doğum gününde oğlu Walter’a sorulan bir soruyla ilgilidir. Babasının en önemli işinin ne olduğu sorulduğunda Walter şu cevabı verir:

"Babamın en büyük başarısı, yaptığı her işe en büyük özeni göstermesiydi. İster bir orkestra yönetsin, isterse bir portakal soysun, yaptığı her şeye son derece önem verir ve özenle yapardı."

 Duyusal Farkındalığınızı Artırın

Odaklanma kabiliyetinizi geliştirmek için gün içinde yaptığınız her işte tamamen o işe odaklanmaya çalışın. Basit bir etkinlik yaparken bile (örneğin yemek yerken), tüm duyularınızı o ana yönlendirerek farkındalığınızı artırabilirsiniz. Bu teknik, odaklanma gücünüzü geliştirecek ve işlerinize daha fazla konsantre olmanızı sağlayacaktır.

Michelangelo: Disiplin ve Gözlem Gücü

Michelangelo Buonarroti de Leonardo da Vinci gibi çok yönlü bir sanatçıydı. Heykeltıraşlık, resim, mimarlık ve şiir gibi pek çok alanda eserler vermiştir. Michelangelo’nun en büyük yeteneklerinden biri, disiplinli çalışması ve gözlem gücüdür. Bir balık resmi yapmadan önce saatlerce balık pazarında balıkları incelerdi. İnsan bedenini kusursuz şekilde yontabilmek için anatomi çalıştı ve cerrahlarla birlikte cesetlerin üzerinde incelemeler yaptı.

Michelangelo, bu gözlem ve araştırmaların sonucunda eserlerine muazzam bir gerçeklik kattı. Kasları mükemmel yontabilmesinin sebebi, insan anatomisine olan derin bilgisiydi.


SONUÇ

Dehaların başarılarının ardındaki sır, sadece doğuştan gelen yetenek değildir; disiplinli çalışma, hayal gücü, gözlem gücü ve doğru rol modellerden ilham alma gibi özellikler bu başarıyı şekillendirir. Siz de bu büyük dâhilerden ilham alarak odaklanma yeteneğinizi geliştirebilir, zihin haritaları kullanarak yaratıcılığınızı artırabilir ve hayatınızdaki her işi özenle yapabilirsiniz.


KAYNAKÇA

  • Buzan, Tony. Aklın Gücü. Alfa Yayınları, 2014.
  • Buzan, Tony. Yaratıcı Zekânın Gücü. Alfa Yayınları, 2018.
  • Eagleman, David. Beyin: Senin Hikâyen. Domingo Yayınevi, 2015.
  • İbrahim Refik. Başarı Haritası. Albatros Yayınları, 2010.

 

 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

''GEREKLİ AMA YETERLİ DEĞİL''

Odak Yönetimi Ama Nasıl?

Ergen ve DEHB' li Öğrenciler İçin Neler Yapılabilir? (3)