DAHİLİK-2
DAHİLİK VE ORTAK ÖZELLİKLERİ: ZEKÂNIN ÖTESİNDE BİR
YOLCULUK
Olağanüstü bir IQ, bir insanın dahi sayılması için
yeterli midir? Dahilik sadece zekâ seviyesinden ibaret mi, yoksa çok daha
derin ve geniş bir kavram mı? Bu sorular, bilim insanları ve düşünürler
tarafından uzun süredir tartışılmaktadır. Dahiliğin temel bileşenleri, sadece
yüksek zekâ değil, aynı zamanda insanın hayatına getirdiği derin katkılarla da
ölçülüyor.
Psikolog Michael Howe, dahi denildiğinde mutlaka
"olağanüstü" bir başarıya işaret edilmesi gerektiğinin altını çizer.
Howe, bu konuda oldukça net bir yaklaşım sergiler: "Eğer bu tanıma
katılmıyorsanız, dâhi unvanını almış ancak yaratıcı veya değerli bir iş
çıkarmamış birini hayal edin." İnsanlığa büyük katkılar sağlamış eserler
veya icatlar ortaya koyan kişilere dahi gözüyle bakılır. Başarılarıyla fark
yaratan bu insanlar, sıradan bireyler olmaktan çok öteye geçmişlerdir.
Ancak dâhiler, büyülü ya da mitolojik varlıklar değildir.
Onlar da etten kemikten, son derece insani özelliklere sahip bireylerdir. Yine
de onları diğer insanlardan ayıran bazı ortak özellikler vardır. Bu özellikler,
birçok dâhide tekrar eden karakteristikler olarak karşımıza çıkar.
Dâhilerin Ortak Özellikleri
Dr. Bahar Eriş, üstün yetenekli çocuklar üzerine
yaptığı çalışmalarla tanınan bir akademisyendir. "Her Çocuk Üstün
Yeteneklidir" adlı kitabında, dâhilerle ilgili değerli bilgiler sunar.
Dâhilerin sahip olduğu birkaç ortak özelliği şu şekilde sıralar:
- Merak
ve Adanmışlık
Dâhiler, yaptıkları işlere karşı sonsuz bir merak ve adanmışlık duygusuna sahiptir. Genellikle ne yapmak istediklerini çok net bir şekilde bilirler ve işlerine tutkuyla bağlıdırlar. Hedeflerine ulaşırken karşılarına çıkan zorluklara rağmen işlerine büyük bir iştahla sarılırlar. İşte bu kararlılık, onları diğerlerinden ayıran önemli bir özelliktir. - Tükenmek
Bilmez Çalışma Kapasitesi
Çoğu dahi, olağanüstü çalışma kapasitelerine sahip olduklarını kendileri de kabul eder. Isaac Newton, yerçekimi kanununu keşfetmesini sürekli bu konu üzerine düşünmesine bağlar. Charles Darwin, çözümlenememiş bir problem üzerine yıllarca düşünebilme kapasitesinin başarıya ulaşmasında kritik olduğunu vurgular. Albert Einstein ise merak, azim ve sıkı çalışmanın başarısındaki en önemli bileşenler olduğunu belirtir.
Einstein,
görelilik teorisini geliştirmeden önce, 10 yılı aşkın süre boyunca bu teoriyi
zihninde şekillendirmiştir. Bu uzun düşünme süreci, bugün modern fiziğin en
önemli kuramlarından birini doğurmuştur. O, başarıya ulaşmadan önce
başarısızlıklarla dolu birçok deneyim yaşamıştır.
- Odaklanma
ve Saplantı
Dâhiler, çoğunlukla nereye gitmek istediklerini kesin bir şekilde bilirler ve bu yönün dışındaki her şeye karşı kayıtsız kalırlar. Yaptıkları işe uzun saatler boyunca odaklanabilir ve bu yüzden bazen saplantılı kişiler olarak algılanabilirler. Dahi olabilmek, dış dünyadan bir nebze uzaklaşıp kendi kabuğuna çekilmeyi, dış olaylardan ve dünyevi endişelerden sıyrılmayı gerektirir. - Sebat
ve Kararlılık
Çoğu dahi, kararlılık, vazgeçmeme ve tutkuyla çalışma gibi özelliklerle donatılmıştır. Asıl büyüleyici olan ise bu olağanüstü başarıların, doğuştan gelen bir yetenekle değil, gösterilen çabayla elde edilmesidir. Dâhiler, zorluklara karşı gösterdikleri sabır ve azimle hedeflerine ulaşırlar. Başarısızlıklardan yılmazlar, aksine bu başarısızlıkları birer öğrenme fırsatı olarak görürler.
Thomas Edison, ampulü icat ederken
1000’den fazla başarısız deney yapmış olmasına rağmen asla vazgeçmemiştir.
Başarıya ulaşmasının sırrını soranlara ise şöyle cevap vermiştir: “Başarısız
olmadım, sadece ampulün çalışmadığı 1000 yol buldum.”
Sosyal ve Diplomatik Beceriler
Howe’a göre, bir dâhiyi dahi yapan bir diğer önemli özellik,
sahip olduğu sosyal ve diplomatik becerilerdir. Dâhiler genellikle iş
birliği yaparak, bugünkü tabirle "networking" yoluyla başarılarını
gerçekleştirirler. Einstein, güçlü iletişim becerileri ve arkadaşlık kurabilme
yetisi sayesinde başarılarını daha da pekiştirmiştir. Aynı şekilde, Steve
Jobs’ı dahi kılan sadece teknolojik buluşları değil, bu buluşları insanları
en etkileyici şekilde pazarlama becerisidir.
Leonardo da Vinci de sosyal iletişim becerileri ile
öne çıkan bir dâhidir. 1482 yılında Milano hükümdarı Ludovico Sforza'ya iş
başvurusunda bulunurken, sahip olduğu becerileri detaylı bir şekilde
listelediği bir mektupla kendini pazarlamıştır. Bu mektup, bugün modern anlamda
bir "özgeçmiş" olarak kabul edilebilecek bir belge niteliğindedir.
Dehanın Gelişimi: Genler ve Çevre
Dahilik, sadece doğuştan gelen bir yetenek değil, aynı
zamanda genlerle çevrenin etkileşimi sonucunda ortaya çıkar. Dâhinin
başarısı, yoğun çalışmayla, tutkuyla ve çevresel destekle mümkün olur. Yoğun
çalışma olmaksızın oluşmuş yetenek, tek başına başarıyı getiremez. Bu, pek
çok bilimsel çalışmada da doğrulanmıştır. Dâhiler, tutkuyla bağlı oldukları
alanlarda, zafer için değil, yaptıkları işin kendisinden keyif alarak çalışır
ve başarıya ulaşırlar.
Mozart,
çocuk yaşta olağanüstü müzik yetenekleri gösterse de babasının yoğun eğitim
desteği ve dönemin saray müzik kültürü içinde bulunması, onun bir dâhi olarak
gelişmesinde büyük rol oynamıştır.
Günlük Hayatta Uygulanabilir Pratik Öneriler
Dâhilerin sahip olduğu bu özellikleri kendi hayatınıza nasıl
entegre edebilirsiniz? İşte birkaç öneri:
- Merakınızı
Besleyin
Her gün kendinize bir soru sorun ve bu sorunun cevabını bulmaya çalışın. Merak, öğrenmenin en büyük itici gücüdür. Eğer belirli bir konuda sürekli yeni şeyler öğrenmeye çalışırsanız, o konuda derinleşir ve farklı bakış açıları geliştirebilirsiniz. - Sabit
Fikirli Olmayın
Problemler üzerine sürekli düşünmek ve çözüm bulmaya çalışmak, dâhilerin ortak bir özelliğidir. Karşınıza çıkan sorunlara farklı açılardan yaklaşın ve sabırlı olun. Çözümler zamanla şekillenir. - Odaklanma
Pratikleri Yapın
Her gün en az 30 dakikanızı, dikkatinizi dağıtmadan bir konuya odaklanarak çalışmaya ayırın. Odaklanma, özellikle uzun vadede başarıya ulaşmanın anahtarıdır. - Tutkunuzun
Peşinden Gidin
Dâhiler, işlerini severek yapan insanlardır. Sizi heyecanlandıran ve içine çekip saatlerce uğraşabileceğiniz bir alan bulun. Bu alanda zaman harcamaktan keyif alıyorsanız, başarı kendiliğinden gelecektir.
Sonuç
Dahilik, sadece zekâdan ibaret bir kavram değildir. Yüksek
IQ, önemli bir faktör olabilir; ancak merak, sabır, tutku ve yoğun çalışma
olmadan gerçek anlamda bir dâhi olmak mümkün değildir. Dâhilerin hayatları,
onların başarılarının arkasındaki sırların aslında insana çok yakın olduğunu
gösterir: Kararlılık, merak, azim ve sürekli gelişim.
Hayatın her alanında, dâhilerin ortak özelliklerinden ilham
alarak daha üretken, verimli ve başarılı bir yaşam sürebiliriz.
Kaynakça
- Eriş,
Bahar. Her Çocuk Üstün Yeteneklidir. Alfa Yayınları, 2017.
- Howe,
Michael J.A. Genius Explained. Cambridge University Press, 1999.
Yorumlar
Yorum Gönder