KENDİNİ TANIYOR MUSUN?

 

KENDİNİ BİL! (TANI)

     Didim'deki Apollon Tapınağı'nın girişinde Yunan harfleriyle "Kendini bil! (Tanı)" yazar. Bu, Delphi Kâhininin binlerce yıldır bilinen kadim tavsiyesidir. Aslında bu tavsiye basit görünür, ancak bu basit görünen öğüt, bugün bile öneminden hiçbir şey kaybetmiş değildir. Peki, bir insan kendini nasıl tanıyabilir? İnsan, kendi içine dönebilir, kendi iç dünyasına derinleşebilir, kendisi üzerine düşünebilir ve bazı cevaplara ulaşabilir. Buna kısaca "içe bakış" ya da "iç gözlem" diyebiliriz. "İç gözlem" e ek olarak "dış gözlem" de yapılabilir. Bu sefer kişi, kendi yaptığı gözlemlerle değil, diğer insanların gözlemlerinden yararlanır ya da bilimsel araçlar yardımıyla kendi hakkında bilgi toplar.

     Michel de Montaigne, "Her insanda insanlığın tüm halleri vardır." derken, Emerson ise "Her şey, kendimize ulaştığımız yolu keser." sözüyle insanın içindeki mekanizmaları tam anlamıyla çözmenin zorluğuna vurgu yapar. Peki, bu kendini tanıma uğraşında insan nedir? Bu soruya biraz karamsar da olsa Cemil Meriç’in sözleriyle cevap vermeye çalışalım: "Ne garip bir oyuncak şu insan! Yürür, konuşur ve acı çeker. 70 kilodur. Kendisine ve çevresine ait hiçbir şey bilmez. Bir nevi ıstırap makinesi. İplerini başkaları çeker. Hantal ve şapşal bir robot. Neye sevinir bilinmez. Sınırsız olan hayalleri ve acı çekme kabiliyeti. Etten bir kafes ve aciz içinde kıvranan bir ruh. Vücut araba, akıl arabacı. Ama gözleri bağlı arabacının, arabaya hükmeden atlar… Buddha haklı: Var olmak için yok olmak lazım, parça bütüne kavuşacak ki hasret dinsin. Bütün musiki, bütün şiir, bütün aşk, bu bir çuval kemik, bu asi ten, bu aptalca endişeler ne olacak? Ne olacağını bilen var mı? Kader hep oynayamayacağı roller yükler insana ve ıslıklar. Alkış sahtekarların..."

     İnsanın eşsizliği, kendini tanıma uğraşısı, insanların zihnini binlerce yıldır meşgul etmeye devam ediyor. Bizden önce de insanın kendini tanıma uğraşısına cevaplar arayan insanlar olduğu gibi, bizden sonra da bu konuda düşünen, araştıran, okuyan, sorgulayan, konuşan insanlar olacaktır.

     Ülkemizde "Denemeler" deyince çoğumuzun aklına ilk gelen isim olan Fransız deneme yazarı Michel de Montaigne, 38. yaş günü olan 28 Şubat 1571'de toplumsal hayattan elini eteğini çekerek malikanesinin arkasındaki kuleye bin kitaplık bir kütüphane yaptırdı ve yaşamının geri kalanını onu en çok ilgilendiren karmaşık, uçucu ve çok yönlü bir konu hakkında denemeler yazarak geçirdi. Bu konu neydi derseniz, kendisiydi. Bu çalışmaları sonucunda vardığı ilk sonuç: İnsanın kendini bilme arayışının abesle iştigalden öte bir şey olmadığıydı; çünkü sürekli değişim geçiren öz benlik, tanımın önüne geçmeye mahkumdu. Ancak bu, onu yine de aramaktan alıkoyamadı. Sorduğu soru ise yüzyıllar boyunca kulaklarda çınladı: "Que sais-je?" (Ne biliyorum?)

     İnsan, kendisi hakkında ne biliyor? Dostoyevski, "İnsan yeryüzünde olan şeyleri görmezlikten, bilmezlikten gelme hakkına sahip değildir." derken, insanların çoğunluğunun kendi hakkında hiçbir şey bilmeden bu dünyadan geçip gitmesi ne kadar garip değil mi?

Kendini Tanımanın Yolları

     Kendini tanıma süreci karmaşık ve uzun bir yolculuktur. Kişisel farkındalık, bu sürecin en önemli parçalarından biridir. Kendini tanımak, kişinin iç dünyasına dönmesi, geçmiş deneyimlerini, düşüncelerini ve duygularını analiz etmesi anlamına gelir. Ancak sadece iç gözlem yeterli değildir; dış gözlem de bu sürece önemli katkılar sağlar. İşte bu noktada, "Kendimi nasıl tanıyabilirim?" sorusuna yanıt ararken kullanılabilecek bazı yöntemler:

1. İç Gözlem

     İç gözlem, kişinin kendi zihinsel ve duygusal süreçlerini fark etme ve analiz etme becerisidir. Bu, günlük tutma, meditasyon, derin düşünme gibi aktivitelerle geliştirilebilir. Kişi, kendine şu soruları sorarak iç gözlemi başlatabilir:

  • Ben kimim?
  • Nelerden hoşlanırım, nelerden hoşlanmam?
  • Hangi değerler benim için önemlidir?
  • Hayatımda en çok neye değer veririm?

Bu sorulara verilen yanıtlar, kişinin kendisini daha iyi anlamasına yardımcı olabilir.

2. Dış Gözlem

     Dış gözlem, başkalarının kişinin davranışları, tutumları ve kişiliği hakkındaki gözlemlerinden yararlanmaktır. Bu süreçte, güvenilir arkadaşlarınızdan ve ailenizden geri bildirim almak önemlidir. Onlara şu soruları sorabilirsiniz:

  • Beni nasıl tanımlarsınız?
  • Hangi durumlarda güçlü olduğumu düşünüyorsunuz?
  • Geliştirmem gereken yönlerim neler?

Bu sorular, başkalarının sizi nasıl gördüğünü anlamanıza yardımcı olur ve kendiniz hakkında daha objektif bir perspektif kazanmanızı sağlar.

3. Bilimsel Yöntemler

     Kendini tanımanın bir diğer yolu da bilimsel yöntemlerdir. Psikolojik testler, kişilik envanterleri ve diğer değerlendirme araçları, bireylerin kendilerini daha iyi tanımalarına yardımcı olabilir. Örneğin, MBTI (Myers-Briggs Type Indicator) gibi kişilik testleri, kişinin hangi kişilik tipine sahip olduğunu belirleyerek, onun güçlü ve zayıf yönlerini ortaya koyar. Ayrıca, DISC analizi gibi değerlendirmeler, kişinin iletişim ve çalışma tarzını anlamasına yardımcı olur.

4. Bilgi ve Farkındalık

     Kendini tanıma süreci aynı zamanda bilgi ve farkındalık gerektirir. Kitaplar okumak, seminerlere katılmak ve farklı perspektiflerden öğrenmek, kişinin kendini daha iyi anlamasını sağlar. Yazar Mümin Sekman’ ın "Kesintisiz Öğrenme" kitabında belirttiği gibi, insanın kendine ve çevresine sorması gereken bazı sorular vardır ve bu sorulara cevaplar bularak insan kendini daha iyi tanıyabilir. İşte bu süreçte sorulabilecek bazı sorular:

  • Ben kimim?
  • Nasıl görünüyorum?
  • Nasıl olmak zorundayım?
  • Başkaları beni nasıl tanımlar?

Bu sorulara yanıt bulmak, kişinin kendini tanıma sürecinde önemli adımlar atmasına yardımcı olur.

Günlük Hayatta Kendini Tanıma ve Uygulama Önerileri

     Kendini tanıma süreci, günlük hayatta da uygulamaya konulabilir. İşte bu süreçte faydalanabileceğiniz pratik öneriler:

1. Günlük Tutma

     Her gün birkaç dakika ayırarak gününüzü ve hislerinizi yazın. Bu, zihninizi organize etmenize ve düşüncelerinizi netleştirmenize yardımcı olabilir. Günlük tutma, duygusal farkındalığınızı artırır ve kendinizi daha iyi anlamanızı sağlar.

2. Meditasyon

     Meditasyon, zihinsel ve duygusal sağlığı destekler. Günde sadece 10-15 dakika meditasyon yapmak, zihinsel berraklığı artırır ve içsel farkındalığınızı geliştirir. Meditasyon, kendinizi tanıma sürecinde önemli bir araç olabilir.

3. Geri Bildirim Alma

     Güvendiğiniz insanlardan düzenli olarak geri bildirim alın. Bu geri bildirimleri değerlendirirken, eleştiriye açık olun ve bu bilgileri kendinizi geliştirmek için kullanın.

4. Hedef Belirleme

     Kendinize kısa ve uzun vadeli hedefler belirleyin. Bu hedefler, sizi motive eder ve kendinizi tanıma sürecinde rehberlik eder. Hedefleriniz doğrultusunda ilerlerken, kendi güçlü ve zayıf yönlerinizi daha iyi anlayabilirsiniz.

5. Yeni Deneyimlere Açık Olma

     Farklı deneyimlere açık olun ve konfor alanınızdan çıkın. Yeni hobiler edinmek, farklı insanlarla tanışmak ve yeni yerler görmek, kendinizi tanıma sürecinde size farklı perspektifler kazandırabilir.

6. Bilgi Edinme ve Okuma

     Kendinizi tanıma sürecinde farklı konularda kitaplar okuyun ve bilgi edinin. Psikoloji, kişisel gelişim ve felsefe gibi alanlarda okuma yapmak, kendinizi daha iyi anlamanıza ve geliştirmesine yardımcı olabilir.

Sonuç

     Kendini tanıma süreci, insanın ömrü boyunca devam eden bir yolculuktur. Bu süreç, içsel ve dışsal gözlemlerle, bilimsel yöntemlerle ve günlük hayatta uygulanabilir pratik önerilerle desteklenebilir. Kendi kimliğimizi anlamak, hayatımızın her alanında daha bilinçli kararlar almamızı ve daha tatmin edici bir yaşam sürmemizi sağlar. Kendimizi tanıdıkça, güçlü yanlarımızı geliştirebilir, zayıf yanlarımızı iyileştirebilir ve daha dengeli, mutlu bir yaşam sürebiliriz.

Kaynakça

  1. Eagleman, D. (2011). Incognito: The Secret Lives of the Brain. Pantheon Books.
  2. Sekman, M. (2000). Kesintisiz Öğrenme. Alfa Yayınları.
  3. Montaigne, M. de. (2003). Denemeler. Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.
  4. Emerson, R. W. (2003). Self-Reliance and Other Essays. Dover Publications.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

''GEREKLİ AMA YETERLİ DEĞİL''

Odak Yönetimi Ama Nasıl?

Ergen ve DEHB' li Öğrenciler İçin Neler Yapılabilir? (3)