RAPTİYE RAP RAP!

 

RAPTİYE RAP RAP!
Kişisel gelişim dünyasında "raptiye teorisi" olarak da isimlendirilen bir öneri vardır. Thomas Henry Huxley’in, “Her alanda bir şeyler bilin, bir alanda her şeyi bilin.” sözüne dayanan bu öneri ne işe yarar? Örneğin, sizin bir işinize yarar mı? Günlük hayatta bu sözün karşılığı olarak neler yapmak gerekir? Beraberce düşünelim ya da paylaşalım, olur mu?

Her alanda bir şeyler bilmek genel kültürümüzü artırır, hayata ve insanlara bakışımızı şekillendirir. Belki de bizi açık fikirli ve geniş görüşlü insanlar arasına dahil eder. Yaşadığımız ortamda insanlarla konuşurken konuya ‘Fransız’ kalmamamız için bu gereklidir. Bir alanda her şeyi bilmek ise ‘neyin nasıl yapılacağıyla ilgili uzman teknik bilgi (know-how)’ye sahip olmak anlamına gelir. Nicholas M. Butler’a göre: “Bir uzman, az şeyler hakkında çok şey bilen insandır.” Uzman teknik bilgiye ya da beceriye sahip olduğunuz için insanlar size ödeme yaparlar. Yani ‘ekmek parası’nı bu sayede kazanırız. Bir konuda çok fazla derinleşmek o kişiyi o alanda dünyanın en iyilerinden biri yapabilir. Ama aynı zamanda kişiyi diğer alanların cahili de yapabilir. Peki, ölçü ne olmalı? Benim şahsi fikrim; (%70’e %30) ya da (%80’e %20) şeklindedir. Yani kişi, okumalarının %70 ya da %80’ini kendi alanıyla ilgili, %20 ya da %30’unu ise diğer konularla ilgili okuya (-araştıra-çalışa) bilir.

Sistemli ve organize düşünen ve yaşayan insanların beyinleri belirli dönemlerde belirli konulara daha çok yoğunlaşır. Adeta o konuyla yatar, o konuyla kalkarlar. Bu konular ve düşünceler rüyalarına bile girebilir. Zaman zaman kendiyle baş başa kalmak, içine dönmek, iç dünyasını düzenlemek, yaralarını sarmak herkesin hakkıdır. Zaman zaman düşünmenizi isterim. Hangi konu hakkında derseniz, tercih sizin derim. Eğer isterseniz örnek olması için birkaç soru yazayım: “Bildiklerim kimin ne işine yarar?” “Yaptığınız şeyi neden yapıyorsunuz?” “Hayallerin nedir?” “Elinizden gelenin en iyisi bu mu?” “Senin için doğru kararın hangisi olduğunu düşünüyorsun?” “Ne öğrendin?” “Bugün konuşmamız gereken en önemli konu ne?” “İşinle ilgili nelere daha fazla zaman harcayabilmek isterdin ve neyi daha az yapmak isterdin?”

İlk etapta aklıma gelen sorular bunlar. Dilerseniz başka konular hakkında düşünebilirsiniz. Müsaadenizle hayat için genel bir öneride bulunmak istiyorum: Kendi işinize yoğunlaşın. Başkaları ne der ne düşünür, boş verin. Sizi mutlu ve yararlı hissettirecek içsel değerlerinizle uyumlu sonuçlar elde etmeye yoğunlaşın. İnanın, böylesi hem sizin için hem de tüm insanlık için daha iyi. Siz doğru ve iyi olanı yapmaya, skorları konuşturmaya devam edin. Mesajı alacaklardır.

Eric Hoffer’ın sevdiğim bir sözüyle bitirelim: “Bir insanın işi meşgul olmaya değerse, muhtemelen kendi işiyle meşgul olur. Fakat öyle değilse, o kişi kendi anlamsız işleri yerine başkalarının işiyle meşgul olur.” Hep birlikte daha anlamlı ve yararlı hayatlar yaşamamız dileğiyle. Bir dahaki yazımızda görüşünceye dek esen kalın.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

''GEREKLİ AMA YETERLİ DEĞİL''

Odak Yönetimi Ama Nasıl?

Ergen ve DEHB' li Öğrenciler İçin Neler Yapılabilir? (3)