MÜKEMMELLİK ALANINIZ NEDİR?
**KENDİ MÜKEMMELLİK ALANINI BULMAK**
Hepimiz ayrı ayrı eşsiz yaratılışa sahip varlıklarız. Bundan
önceki asırlarda bizimle birebir aynı özelliklere sahip bir insan dünyaya
gelmediği gibi, bundan sonra da gelmeyecek. Bu yüzden insan eşsiz bir yapıya
sahiptir ve mükemmel bir şekilde yaratılmış bir canlıdır. 2000 yılında sonlanan
ve ABD’nin yönettiği ‘İnsan Genom Projesi’nin sonuçlarına göre; ırkı,
cinsiyeti, dili, dini ne olursa olsun tüm insanların DNA’sının yani sahip
olduğu genetik bilginin %99,8’i aynı. Tüm insanlar arasındaki farklılığı
sağlayan genetik fark sadece %0,2(yani binde iki)'lik fark. İnanması zor
gelebilir ama gelmiş geçmiş tüm insanların (yaklaşık 109 milyar insan olduğu
tahmin ediliyor), kadın, erkek, dini, ırkı, milliyeti ne olursa olsun farkı
sağlayan %0,2. Neden-Sonuç Yasası’na göre: ‘’Meydana gelen her şeyin bir nedeni
vardır; oluşan her etki, belli bir nedene bağlıdır.’’ Mükemmel şekilde kurulmuş
bir sistem içerisinde yaşamaya devam ediyoruz. Hiçbir şey tesadüfi değil. Her
şeyin en az bir nedeni var. Mükemmel şekilde yaratılmış insanoğlunun bu dünyaya
boşu boşuna, amaçsız, öylesine gelmiş olabileceğine inanır mısınız? Ben şahsen
hiç kimsenin dünyaya tesadüfen ve boşu boşuna gelmediğini düşünenlerdenim. Bu
kadar mükemmel işleyen bir sistemi kuran güç, boş iş yapmaz diye düşünüyorum.
Ben, her birimizin eşsiz bir yaratılışta olduğumuza ve her
birimizin bu dünyaya, diğer insanlardan farklı olarak, kimsenin yapamadığı
kadar iyi en azından bir veya birkaç şey yapabileceğimize inanıyorum. Her
insanın bir ‘mükemmellik alanı’ olduğuna, her insanın bir şeyleri kimsenin
yapamadığı kadar iyi şekilde yapabileceğine inanıyorum. Her insanın içinde
potansiyel anlamda cevher vardır. Cevher vardır ama bu cevherin ortaya çıkması
genellikle baskı altında gerçekleşir. Cevher işlenirse ortaya mücevherler, altınlar,
elmaslar, pırlantalar, zümrütler, yakutlar çıkar. Her insanın farklı
yetenekleri vardır. Yeteneği anlamamızda veya ortaya çıkarmamızda en işe yarar
şeylerden bir tanesi de yatkınlıktır. Hepimiz kendi içimize bakarak nelere
yatkın olduğumuzu inceleyebiliriz. İlgi alanlarımızın ve doğal
kabiliyetlerimizin farkına varmamız oldukça önemlidir. Bir insanın daha
başarılı, anlamlı, doyumlu ve mutlu bir hayat yaşaması için yapılacak en iyi
şey, Jim Cathcart’ın da dediği gibi: ‘’Yapılacak en iyi şey, kendi doğal
özelliklerinizi geliştirmektir.’’ Bu konuda Brian Tracy şöyle yazar:
‘’Hayatınızdaki en büyük hedeflerden bir tanesi de diğer her şeye oranla size
daha çok zevk verecek olan bir ya da iki beceriyi belirleyip, bunları kendine
özel hale getirmek ve ardından o alanda kusursuz hale gelinceye kadar çalışmak
olmalıdır.’’ Peki, insan kendi mükemmellik alanını- çevresi ve eğitim kurumları
doğru yönlendirmemişse- nasıl bulabilir? Kendine, yakın çevresine veya diğer
insanlara hangi soruları sormalı, neler yapmalıdır? Blaise Pascal’a göre:
‘’İnsanlığın bütün sorunları, kişinin bir odada sakince oturamamasından
kaynaklanıyor.’’ İnsanlığın büyük çoğunluğu günde 15 dakika bir odada tek
başına oturup da düşünemiyor. Paldır küldür, rastgele yaşayan çok fazla insan var.
Yeterince düşünmediğimiz içinde maalesef genellikle hatalı kararlar
verebiliyoruz. Sorumuza geri dönelim, ‘İnsan kendi mükemmellik alanını nasıl
bulabilir? Ne yapmalı? Kanaatimce, rahatlıkla, kolaylıkla, mutlu bir şekilde
yaptığı faaliyetleri gözlemlemeli. Sanki kendiliğinden oluyormuşçasına, ‘akış’
halinde gerçekleşen eylemlerini incelemeli. Yaparken zamanın nasıl geçtiğini
fark etmediğimiz neler var? Hangi faaliyetleri yaparken kendimizi çok mutlu,
huzurlu, canlı hissediyoruz? Karşılığında bir ücret almasak da keyifle
yapabileceğimiz neler var? Keyif alarak yaptığımız şeyler bize güçlü
potansiyelimizin olduğu yeri gösteren ip uçlarıdır. Kendimizdeki güçlü
potansiyeli olan noktaları açığa çıkartıp, geliştirmeye başladığımızda
kendimizi her geçen gün daha muhteşem hissetmeye başlarız.’’ En önemli işiniz,
kendinizi en büyük pozitif farkı yaratabileceğiniz yere kendinizi vermektir.
Bu, enerji verimliliğinizin en yüksek olacağı alandır. Çalışıp en güçlü
alanınızdaki becerilerinizi artırır ve genişletirken kendinizi harika
hissedersiniz. Kendinizi bir kazanan gibi hissedersiniz. Müthiş özgüven ve
özsaygı duygularının tadını çıkarırsınız.
Mükemmellik alanımızı bulmakla ilgili; sevdiğimiz işi
yapmanın, yeteneklerimizi kullanmanın başarımız üzerindeki etkilerinden
bahsettikten sonra yapacağımız ideal şeyin ne olduğunu belirlerken hangi
sorulara cevap arayacağımıza gelelim. ‘’Önce kendinize şu soruları sorun:
1) Size doğal görünen ne gibi yetenekleriniz, vasıflarınız
ve becerileriniz var?
2) Geçmişte başka insanlar için zor gibi görünen ne gibi
şeyleri kolaylıkla ve iyi bir şekilde yaptınız?
3) Okuldaki hangi derslere ve işinizin hangi kısımlarına
doğal olarak yöneldiniz?
4) 7 ve 14 yaşları arasında yapmaktan en çok keyif aldığınız
şeyler nelerdi? (Annenize sorun!) Bu genelde bir yetişkin olduğunuzda yapmanız
gereken şeyin göstergesidir.
5) İşinizin hangi kısımlarını severek ve iyi yapıyor
görünüyorsunuz?
6) Hangi iş veya aktiviteler size kendinizi çok iyi
hissettiriyor? Neler size enerji veriyor, sizi heyecanlandırıyorlar ve siz
onları yaparken zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz?’’ (Brian
Tracy-Özgüvenin Gücü-Kreatif Yay.)
Üzerinde önemle durmamız gereken sorularımız bunlar. Bu
sorulara vereceğimiz- bulacağımız- cevaplarla; yatkınlıklarımızı ve doğal
yeteneklerimizi tespit edeceğiz ve sonra da bu yatkınlık ve yeteneklerimizde
ustalaşmak için düzenli olarak ‘bilinçli pratik’ yapacağız. Lütfen bu sorular
üzerinde düşünelim, ajandamıza not edelim, küçük kağıtlara yazıp yanımızda
taşıyalım. Bu sorular üzerinde yazarak düşünelim. Gerekirse sorular üzerinde
bir ay boyunca düşünelim, aklımıza gelen fikirleri not alalım. Yakın çevremizden
başlayarak, güvendiğimiz diğer insanlara da danışalım. Kendimiz üzerine enine
boyuna yazılı olarak düşünelim. Kendimiz üzerinde iyi çalışalım. Bu incelemeye
önem verelim. Kendimize önem verelim. Siz özelsiniz, eşsizsiniz, mükemmelsiniz,
değerlisiniz, biriciksiniz, siz buna değersiniz.
Yorumlar
Yorum Gönder