GÖZLERİNE İYİ BAKAR MISIN?
GÖZLERİNE İYİ BAKAR MISIN?
Akademik dünyada, bilgilerimizin
%85’ini gözlerimiz aracılığıyla aldığımız kabul ediliyor. Cep telefonları,
tabletler, bilgisayarlar, televizyon ekranları, sosyal medya takibi derken
gözlerimiz yoruluyor ve maalesef göz sağlığımız bozuluyor. Şehirleşmenin
yaygınlaşması, binaların birbirine yakın olduğu şehirlerde yaşamamız, her yerde
çok ışık olması vb. göz sağlığımıza zarar veren diğer faktörler olarak
düşünülebilir.
Halk arasında ‘gözü gibi bakmak’
diye bir tabir vardır. Peki, bizler gözümüze gerçekten yeterince iyi
bakabiliyor muyuz? Göz sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız? Nelere dikkat
etmeliyiz? Neleri yapmamalıyız? Hangi besinleri tüketmeliyiz? Göz sağlığımızı
korumak için hangi egzersizleri yapmalıyız? Beraberce bakalım, ister misiniz?
Öncelikle, mümkün olduğunca gün
ışığında okuyalım. Çalışma saatlerimizi buna göre düzenleyelim. Tüm elektronik
ekranlar gözleri yorar. Sürekli yakın mesafelere bakmak ve ara ara uzaklara
bakmamak gözlerin odaklanma yeteneğini azaltır. Sosyal medyada mümkün olduğunca
az vakit geçirmeliyiz. Böylece, zamanımızı daha verimli kullanır ve gözlerimizi
daha az yorarız. Dilerseniz, haftanın iki günü – örneğin Perşembe ve Pazar
günleri – sosyal medyada hiç zaman geçirmeden, sosyal medya diyeti yapabiliriz.
Sabahları güneşin doğuşunu
izlemek ve uzaklara bakmak, gözleri dinlendirir ve gözlerde iyileşme sağlar –
miyopun derecesini azaltır. Gün içinde gözler yorgun hissedildiğinde yüzle
birlikte gözleri yıkamak, gözlerdeki gerginliği azaltır ve rahatlatır. Gözleri
rahatlatmanın bir başka yolu da avuç içinin ısısından faydalanmaktır. Bunun
için, avuç içlerimizi birbirine sürterek ısıttıktan sonra gözlerimizin üzerine
koyup avuçlarımızı kubbemsi olacak şekilde gözlerimizin üzerinde 2-3 dakika
beklemektir. Bu, göz kapaklarının genişlemesine ve kan dolaşımının artmasına
neden olur, bu da gözlerin rahatlamasını sağlar. İki üç dakika gözler kapalı ve
avuçlar üzerinde kubbemsi şekilde bekledikten sonra bakışınızın netleştiğini ve
görüşünüzün iyileştiğini fark edebilirsiniz.
Şimdi de göz sağlığımız için
yararlı besinler nelerdir? Sorusuna birlikte cevap arayalım. Benim de bir dönem
düzenli olarak tükettiğim, mor renkli, küçük taneli, tadını mayhoşumsu tatlı
olarak tanımlayabileceğimiz bir meyve var. İçerdiği bol miktarda antioksidan
nedeniyle sadece gözlere değil, vücudumuzun genel sağlığına da faydalı olan bu
meyve, yeni sinir hücresi sentezlenmesine yardımcı olur. Tamam diyenlerin
ellerini görebilir miyim? Tamam, söylüyorum: yaban mersini (özellikle morumsu
renkte olanı, kahverengi olanı değil). Her gün 10-15 tane kadar tüketilebilir.
Ayrıca, her gün bir miktar maydanoz ve havuç da tüketilebilir.
Gözümüze yararlı besinlerden
bahsettikten sonra, şimdi de göz kaslarımızı güçlendiren ve düzenli
yapıldığında görüşümüzü iyileştiren egzersizlere sıra geldi. Lütfen bu
egzersizleri her gün birkaç dakika da olsa düzenli olarak yapalım. Göz
egzersizlerini düzenli olarak yapmaya başladıktan yaklaşık 20-25 gün sonra
faydalarını fark etmeye başlayabiliriz.
1-) Gözlerinizi yukarıya kaldırabildiğiniz kadar kaldırın,
sonra aşağıya indirin. (10 defa) 2-) Gözlerinizi önce sağa, sonra sola doğru
kaydırın. (10 defa) 3-)
Bulunduğunuz odanın sağ üst köşesine, sonra sol alt köşesine; sonra sağ alt ve
sol üst köşelerine kelebek hareketi yapın. (10 defa) 4-) Gözlerinizi sağdan sola daire şeklinde (5
defa), sonra soldan sağa daire şeklinde (5 defa) hareket ettirin. 5-)
Gözlerinizle yatay 8 hareketi yapın. (5 defa) 6-)
Gözlerinizle önce sağ baş parmağınıza bakın, sonra 20-30 metre ilerideki bir
noktaya bakın. Önce yakın yere, sonra uzak yere 10 defa gidip gelin.
Her dört saatlik çalışma için
mola verdiğinizde, 2-3 dakika da bu egzersizleri yapmanızı öneriyorum. Düzenli
fiziksel egzersiz yapmamız ve ideal beden duruşuna sahip olmamız gibi genel
sağlığımızı olumlu etkileyen tüm faaliyetlerin görüş kalitemiz üzerinde de
olumlu etkileri olduğunu unutmayalım.
Gelelim okuma hızımızı artırmaya.
Düzenli olarak kitap okuduğumuzda – örneğin her gün 1 saat okumak gibi – daha
kolay konsantre olmaya ve okuduklarımızın daha büyük bir kısmını anlamaya
başlarız. Daha çok öğrendikçe hafızamız güçlenir ve aynı zamanda zihnimizi de
güçlendiririz. Bu faydalara ek olarak okuma hızımızda artış görülür. Okuma
hızını artırmak için basit bir egzersiz önereceğim. Bu egzersizin her gün 20
dakika yapılması durumunda yaklaşık bir ay içinde okuma ve anlama hızı belirgin
şekilde artacaktır. Bu egzersiz için gerekli olanlar; bir kitap, gözleriniz,
bir kalem ya da işaret parmaklarınızdan hangisini isterseniz. Egzersizimiz şu
şekilde; kalem ya da işaret parmağınızı 20 dakika boyunca anlamak için
uğraşmadan çok hızlı bir şekilde satırların altından baştan sona kaydırmak.
Tabii ki, bu esnada gözlerinizi kalem ya da işaret parmağınızdan ayırmayın.
Dilerseniz bir süre sonra bu egzersizi kademeli olarak 30, 40 ya da 50 dakikaya
çıkarabilirsiniz. Çünkü ilk günlerde kalem takibinden hiçbir şey anlamazken,
bir süre sonra anladığınız oran giderek artar. Unutmayın, sürekli çok hızlı
okumak gibi bir zorunluluğumuz yok. Bu egzersizle istediğinizde ya da
gerektiğinde çok hızlı okuyabilir hale geleceksiniz.
‘Esnek okuyucular’, ne zaman çok
hızlı (800-1200 kelime/dakika), ne zaman orta hızlı (500-800 kelime/dakika), ne
zaman da yavaş (150-250 kelime/dakika) okuyacaklarını bilirler. Duruma ve
isteğimize göre okuma hızımızı artırıp azaltabiliriz. Eğer okuduğumuz metin çok
sayıda anlamını bilmediğimiz kelimeden oluşuyorsa ya da düşüne düşüne okunması
gerekiyorsa çok yavaş, sindire sindire okuyabiliriz. Eğer daha önce okuduğumuz,
aşina olduğumuz bir metinse ve tekrar amaçlı okuyorsak çok hızlı okuyabiliriz.
Kelime dağarcığımızı geliştirmek
için sözlük okuyabiliriz, anlamını bilmediğimiz kelimeleri not alarak ilk
fırsatta sözlükten bakabiliriz ya da başka yöntemlerle anlamını öğrenebiliriz.
Bu, dilsel zekamızı güçlendirir ve söz söyleme yeteneğimize katkıda bulunur.
Örneğin, her sayfasında ortalama 250 kelime olan bir kitabı 20 dakika boyunca
parmağınızı takip ederek tarayarak pratik yapabilirsiniz. Eğer 15 saniye içinde
1 sayfayı gözlerinizle satır satır tararsanız, dakikada 4 sayfa yani 1000
kelime/dakikalık hıza ulaşmış olursunuz. Bu hızı 20 dakika boyunca devam
ettirdiğinizde, 20 dakikanın sonunda 80 sayfayı taramış olmanız gerekiyor.
Belki de bir süre – örneğin 30 gün – sonra %90 anlama oranıyla dakikada 1000
kelime okuyabilen biri haline gelirsiniz. Kim bilir, belki de… Denemeden
bilemeyiz. Başka bir yazıda buluşuncaya dek hoşça kalın.
Yorumlar
Yorum Gönder